Türkiye'yi zorlamaktan vazgeçin!

08 Haziran 2015, Pazartesi 05:00
AA

HDP’nin bunca baskıya ve linçe karşı barajı yüzde 13 gibi bir oyla aşması şüphesiz demokrasi adına büyük bir kazanç.
Ancak “7 Haziran seçimlerinin en büyük kazanını kim?” diye soracak olursanız “HDP” demem, “Muhalif seçmen” derim.
Neden mi?
Muhalif seçmen Türkiye’de ilk kez ideolojiyi ve vaatleri bir kenara bırakıp “stratejik” bir yaklaşımla sandığa gitti: Giderek daha da otoriterleşen AK Parti iktidarına “dur” dedi.
Stratejinin fitilini “Seni Başkan Yaptırmayacağız” diyen HDP Lideri Demirtaş ateşledi.
HDP son derece akıllıca bir adım daha attı: Seçim kampanyaları boyunca sadece Kürtlerden değil, bütün Türkiye halklarından oy istediler.
Mitinglerinde Türk bayrakları salladılar, reklam filmlerinde sarı-kırmızı-yeşil yerine kırmızı-beyaz vardı...

Demirtaş son tahlilde çok net bir dille “Biz PKK’nın ya da Kandil’in temsilcisi değiliz” dedi.
Hal böyle olunca Sırrı Süreyya Önder’in dünkü basın toplantısında altını çizdiği “emanet oylar” HDP’yi barajın üstüne taşıdı.
Hayatı boyunca hiçbir zaman HDP’ye oy vermemiş ve belki de hiçbir zaman oy vermeyecek insanları HDP çatısı altında birleştiren bu emanet oyların kaynağı Türkiye’nin otoriterleşmesinden duyulan korkudur.
O “emanet oyların” HDP’de ne kadar kalacağını HDP’nin bundan sonra atacağı adımlar belirleyecek.
Umarım eskiye dönmezler, yollarına bir Türkiye partisi olarak devam ederler.
(Bu arada dikkatinizi önemli bir noktaya daha dikkat çekmekte fayda var: CHP ve HDP’nin toplam oyu yüzde 38’e yakın... Bu rakam sol partilerin 12 Eylül Darbesi’nden beri aldığı en yüksek oy oranı.)
* * *
AK Parti’ye gelince...
AK Parti hâlâ Türkiye’nin en çok oy alan siyasi partisi.
Ancak şunu gördük ki bu ülkede insanlar kendisine oy vermeyen herkesi; casus, düşman, terörist, çete üyesi ilan ettiği, polisle, yargıyla tehdit ettiği, neredeyse bütün dünyayla kavgalı bir iktidar tarafından yönetilmek istemiyor.
Devletin her gün yeni birini “vatan haini” ilan ettiği bu ülkede seçmen “Acaba sıra bana ne zaman gelecek?” diye beklemek yerine dün o devleti yöneten AK Parti’ye
gayet açık bir uyarı yaptı: Türkiye’yi zorlamaktan vazgeçin artık.
AK Parti’nin akıbetini AK Parti’yi yönetenlerin atacağı adımlar belirleyecek.
* * *
Neticede seçmen dün tercihini yaptı...
Şimdi sıra siyasetçilerde.
Yaşadıklarından ders çıkarıp öfke yerine sevgiyi, savaş yerine barışı, haksızlık yerine adaleti, düşmanlık yerine kardeşliği seçen kazanacak.

NOT: HDP’nin CHP’den oy alarak barajı geçtiği yönünde yaygın bir kanı var. Bu doğru değil.
Yarın rakamlarla bunun ne kadar yanlış bir tespit olduğunu yazacağım.