Yeşil Başkent

27 Kasım 2014, Perşembe 05:00
AA

2010’dan bu yana her yıl bir şehir ‘Yeşil Avrupa Başkenti’ seçiliyor.
Bugüne kadar 4 şehir seçildi.
2010’da Stockholm (İsveç), 2011’de Hamburg (Almanya), 2012’de Vitoria-Gasteiz (İspanya), 2013’de Nantes (Fransa), 2014’te Kopenhag ve 2015’te 2015’te Bristol (Birleşik Krallık).
* * *
Avrupa Komisyonu’nun bu ödülü konumlandırırken amacı; kentlerdeki yaşam alanlarını ve genel olarak tüm çevreyi iyileştirmek. Her yıl bir kentin ödüllendirilmesi yoluyla diğer Avrupa kentlerine yol göstermesi, öncülük etmesi, iyi uygulama örnekleri sunması, deneyim, düşünce ve fikirlerini diğer kentlerle paylaşması öngörülüyor.

[[HAFTAYA]]

Peki, neye göre belirleniyor ‘Yeşil Avrupa Başkenti’?
12 kritere bakılıyor: Küresel iklim değişikliğine yerel katkı, yerel ulaşım, sürdürülebilir arazi kullanımını kapsayan yeşil kentsel alanlar, doğa ve biyolojik çeşitlilik, yerel çevresel hava kalitesi, gürültü kirliliği, atık üretimi ve yönetimi, su tüketimi, atık su yönetimi, ekolojik inovasyon ve sürdürülebilir istihdam, yerel idarenin çevre yönetimi ve enerji verimliliği.
* * *
Misal, 2011’de Hamburg aldı ödülü...
Almanların en büyük kozu yıkıntı Hamburg limanından yeni bir şehir merkezi yarattıkları projeydi. Devlet mutluydu. İş dünyası mutluydu.
Çevreciler mutluydu. Vatandaş mutluydu...
* * *
2014’da ‘Avrupa Yeşil Başkenti’ Kopenhag seçildi.
Kopenhag şehir planlaması ve dizaynı konusunda iyi bir modeldi. Ulaşım konusunda da önemli bir hedef koymuşlardı.
Bisiklet kullananlar için dünyanın en pratik şehri olmayı hedeflediler. “2015’e kadar, Kopenhag nüfusunun yüzde 50’si işyerine ve okula gitmek için bisikleti tercih edecek” dediler.
‘Bisiklet’ deyip geçme bu hedef Kopenhag’ın 10 yıl sonra karbondioksit salınımını nötr hale getirilmesine yardımcı olacaktı.
* * *
Rivayet o ki; İstanbul, 2017’de ‘Avrupa Yeşil Başkenti’ adaylığı için başvuruda bulunmuş...
Hatırlıyor musunuz?
Aynı İstanbul, 2010’da ‘Avrupa Kültür Başkenti’ olmuştu...
Trajiktir; şehrin en büyük kültür miraslarından biri olan Haydarpaşa Garı -yak-işlet-devret projesi kapsamında- o yıl yanmıştı!
100 yıllık bina gözümüzün önünde cayır cayır yanarken İstanbul geçmişine sahip çıkamayan ilk ‘Kültür Başkenti’ olarak tarihe geçmişti.
* * *
2015’teyiz...
2017’ye daha 2 yıl var...
Umutsuz olmayalım, 2 yıl içinde Validebağ Korusu’na cami, Gezi Parkı’na kışla, Kuzey ormanlarına köprü gibi ‘çevreci’ projeler tamamlanabilirse ‘Kültür Başkenti’ olarak koyduğumuz ‘rezillik’ çıtasını ‘Yeşil Başkent’ olarak daha da yukarılara taşımamız mümkün...
Yalnız, kampanya için bir slogan lazım...
Ne olabilir?
...
Buldum!
Kusura bakmayın, çevreciliği sizden öğrenecek değiliz!