Bizim için değişen bir şey yok Adaş!

11 Kasım 2013, Pazartesi 18:00
AA

"İnsan acı çekerken acısı tamamıyla kendisinindir, başka kimse bu acının en ufak kısmını bile kendi üzerine alamaz. İnsan acı çekerse başkaları da, sevgileri çok büyük bile olsa bundan acı duymazlar ve işte hayatın yalnızlığına sebep olan şey de budur” diyerek neden insanlar Tatar Çölü'nü okuyanlar ve okumayanlar diye ayrılır sorusuna en net yanıtı veriyordu Dino Buzzati...

Sadece haber için arıyorsun!

9 Kasım geçeli iki gün oldu. Derbiden önce aklımdaydı. Sonra bir telefon çaldı ben bir büroyu aradım ve aklımdan tamamen çıktı. Ki o zamanda ne yazacağımı bilemiyordum açıkçası. Bir haberle ilgili arama yaparken internette 'Zemo' çıkınca karşıma durup kalmıştım yine. Sadece haber olduğunda arıyorsun 'Adaş' derdi bazen kırmadan incitmeden Cem Emir...

İzleyemedim Zemo

İşi gücü bırakıp adaşın kardeşi Kemal Emir tarafından hazırlanan ‘Zemo’ belgeselini izlemeye niyet ettim. Kısa girişin ardından izlememeye karar verdim. Bazen başlangıçlar bitişler kadar çarpıcı olabiliyor ve sonunu bile bile duvara çarpmamak istiyor insan. Ninesinin “Zemo” diye seslendiği Cem Emir için hazırlanan belgeselde adaşımın neden öldüğü Vanlı depremzedelerin neler çektiği anlatılıyor.

 Yüz yıl verilse!


Çıkan karar geliyor insanın aklına: "Van'da 9 Kasım'da meydana gelen 5,6 büyüklüğündeki ikinci büyük depremde aralarında gazeteciler Cem Emir ile Sebahattin Yılmaz'ın bulunduğu 24 kişinin hayatını kaybettiği Bayram Oteli davasının bugünkü celsesinde karar çıktı. 2. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen davanın duruşmasında tutuklu yargılanan otelin sahibi Tevfik Bayram, 11 yıl 1 ay 10 gün hapis cezasına çarptırıldı" Kararın ardından Anne Nurten Emir'in sözlerini hatırlıyorum bir daha: "Ben daha fazla ceza bekliyordum. Bir can kaybettim. Yüz sene verilse bile ben o canı geri getiremem. 11 yıl benim için üzücü oldu, sevinemedim."

 Her şey bıraktığın gibi Adaş!

Buralarda her şey bıraktığın gibi adaş. Meslektaşlarının koşulları hiç değişmedi aksine geriledi desem yalan olmaz hatta.  A Takımı'nın kaptanı Savaş Ay'ı uğurlamak hem de görevlerini yapmak için Fatih Camii’nde gazetecilere saldırıldı. Bazı arkadaşların kamera ve fotoğraf makineleri kırıldı.  Anlayacağın pek iyi değiliz 'Adaş'. Ama senin gibi inat edip 'yazmaya' 'çekmeye' çalışıyoruz işte. Dur şimdi bir büroyu aramam lazım. Seneye yine yazarım sana. Belki de cep telefonumda bir numara ararken rastlarım numarana. Silemedim işte, yazdığım kadar kolay olmuyor işte bazen hayat 'Adaş'!

https://twitter.com/CKE1978