'Nasıl batmadı bu kulüp? adlı bir tez yazılmalı

10 Kasım 2016, Perşembe 15:00
AA
1981'den itibaren aralıksız Gençlerbirliği Kulübü'nü yöneten İlhan Cavcav, başkanlık koltuğuna oturduğu 35 yılda 56 kez 'çare'yi teknik direktör değiştirmekte buldu. Bazen iyi giderken de teknik direktörlerle yolunu ayırdı, görev süresi sadece saatlerle sınırlı teknik direktörleri de oldu bu kulübün. Hatta maça çıkma fırsatı bulmadan gönderdiği de oldu...

Aklına estikçe teknik direktör değiştirilirse

Son olarak İbrahim Üzülmez ile yolları ayıran İlhan Cavcav'ın kurduğu cümleler insanları gülümsetse de aslında çok acı bir memleket hikâyesini ortaya koyuyordu: "Ümit Özat'la çalıştığımı zannediyordum. Yaşlandım artık. Bir baktım çalışmamışım. Hemen çağırdım. ” Bir kulüp yalnızca bir kişinin dudaklarından dökülen cümlelerle yönetilirse bir kişi başkentin Cumhuriyet ile yaşıt köklü kulübünün kaderini belirliyorsa böyle kafasına her estiğinde futbol takımının teknik direktörünü değiştirebilir.

Oyunun tüm paydaşları tartışmalı

Böyle aklına her estikçe teknik direktör değiştiren İlhan Cavcav ve benzerlerinin başkanlığını yaptığı kulüplerde 'oyun kültürü' nasıl gelişir, oyuna dair bir süreklilik nasıl yaratılır, bir kulüp kültürü, bir oyun aklı nasıl gelişir bilemiyorum. Hatta Gençlerbirliği böyle yönetilmesine rağmen nasıl Süper Lig'de kalır ve devamlılık sağlar? Bu soruya cevap arayan bir tez yazılmalı mutlak... Ben ise size liyakata, istişareye dayanmayan 'tek adam' zihniyeti ile yönetilen bir kulübün eninde sonunda sıkıntıya düşeceğini söyleyebilirim yalnızca...