'Uçan' cinayet 'Menteş'esi

27 Ekim 2013, Pazar 12:02
AA

Murat Zelan, Gökhan Özcan, Suavi Yazgıç, İsmail Kılıçarslan ve Murat Menteş. İdeolojik birliktelikten uzak, yazıp çizdiklerini severek ve merakla okuduğum isimler. Hatta Murat Zelan'ın edebi faaliyetlerine fazla vakit ayıramadığını duydum ve bir an evvel Türbe Sokak No:9'u tamamlamasını bu yazıda istemekten hiçbir beis duymuyorum.

Fotoğraflarıyla öldürdüler
Asıl sıkıntı duyduğum hadise ise bu güzide isimleri bir kitapla tanıyıp, popüler hale getirme çabasına giriştikten sonra 'kolayca' unutmak. Çok açık yazmak gerekirse Murat Menteş'in başına gelenlerden bahsediyorum. Aynı gün iki büyük gazetede kocaman fotoğraflarıyla adından söz edilip, röportajlarıyla karşımıza çıkartıldıktan sonra 'yok' sayılma çabasıdır benim canımı sıkan.

Öldüremesek dahi yaralıyoruz
Bu tür cinayet girişimlerini hayatın her alanında görmek mümkün. Misal, Salih Uçan. Geçen yıldan bu yana Salih Uçan'ı el birliğiyle öldürme çabamız olanca hızıyla sürüyor. Yalnız bu imecede meslek büyüğümüz Altan Tanrıkulu'nun o muhteşem yazısına selam çakmazsam çok ama çok mutsuz olurum. 'Meraklısı için yazının başlığını verelim: "Kiralamayın, satın"

Çete'yi bilmezsen Genç'i anlamazsın!
Seviyoruz öldürmeyi, öldüremesek bile yara açmayı. Nedense vahşi bir zevk duyuyoruz, bu tür cinai girişimlerden. Nihat Genç'ten bahsederken 'Albay' Hakan Albayrak ile birlikte çıkardığı Çete dergisini bilmediğimiz vakit böyle yavan ve tatsız oluyor bu işler. El birliğiyle önüne engel çıkardığımız Salih Uçan'ın yetişme serüvenine yeterince vakıf olamayınca böyle oluyor işte. Uzun lafın kısası, Murat Menteş'e öyle gazetelerde boy boy röportajları çıkarken destek atmak değil marifet. Asıl şimdi yanında olmak zamanı.