Bayramın ardından…

01 Kasım 2012, Perşembe 05:00
AA

Kurban Bayramı her ne kadar bizim evde kızların hastalığıyla geçse de, birkaç güne bizim ufaklıklar durumu toparlayıp, Cumhuriyet Bayramında Bağdat Caddesi’nde düzenlenen yürüyüşe katılmayı başardılar. 2,5 yıllık hayatları boyunca gördükleri en büyük kalabalığa karıştılar. Başta biraz çekinseler de, yarım saat sonra duydukları tüm marşlara ve şarkılara kendilerince eşlik etmeye başlamışlardı bile.

Bizim evde Cumhuriyet Bayramı’na hazırlık, 1 gün öncesinden başladı. Babalarının balkonu bayraklarla süslemesine yardım etti benim kızlarım. Büyük bir coşkuyla, her bir bayrağı “Ay dede ve yıldıııııız” diyerek uzattılar eşime ve bayrakların rüzgarda dalgalanışını hayranlıkla izlediler. Bir gün sonra bir sürü bayrağın olduğu bir yere gideceğimizi, ellerimizdeki bayrakları sallayıp, birlikte yürüyeceğimizi anlattık onlara. O gece, büyük bir heyecanla uyudular.

Ertesi gün, Bağdat Caddesi’ne gittik söz verdiğimiz gibi. Bir bayram yeri de ancak bu kadar güzel olabilirdi. Her yerde kırmızı beyaz giymiş yetişkinler, çocuklar, gençler, herkesin elinde bayraklar… Kızların babaannesi, halaları, enişteler, kuzenler,eşim ve ben, kelimenin tam anlamıyla yediden, yetmişe oradaydık. Ben bile bu kadar büyük bir kalabalığı beklemiyordum. Marşlar, şarkılar, türküler eşliğinde yürüyüşümüzü yapıp, bayraklarımızı sallayıp evin yolunu tuttuk. Kızlarımızla birlikte aktif olarak katıldığımız ilk Cumhuriyet Bayramımızdı bu. Bundan sonraki yıl umarım tüm aile Cumhuriyet Bayramında Ankara’da Atatürk’ü de ziyaret ederiz.

Tuvalet eğitimi ne durumda?


Zaman zaman bizim tuvalet eğitimi maceramızı yazıyorum bu satırlardan. Önce bu işe nasıl başladık ve aslında nasıl başlanmalıymış onları paylaştım sizlerle. Yaz boyu devam eden tuvalet eğitimi maceramızda adım adım ilerledik. Yazın kızları tuvalete hazırlamak elbette bu soğuk havalara göre daha kolaydı. Üstelemeden, korkutmadan, ikna ederek, ödül vererek ve özendirerek nihayet istediğimiz noktaya geldik diyebilirim.

Yuvaya başlamadan önce, günün üçte biri bezsiz, üçte ikisi bezli olarak dolaştılar. Yuvaya başlayacakları hafta bu durumu yarı yarıya indirdim ve bir hafta kadar bu şeklide devam ettiler. Yuvadan sonra bezle gezdikleri süre sadece uyudukları ya da arabayla bir yere gittikleri zaman olmaya başladı. Gittiğimiz her yere taşınabilir lazımlık ya da çocuk klozetlerinden götürmeye başladık. İnanın bunlar çok işime yaradı. Uykuda hala bağlıyorum. Uzmanlar, uykularında da bağlamayıp, gece tuvalete kaldırmamızı her ne kadar önerse de, ikiz çocukların ayrı ayrı uykusundan kaldırılıp, tuvalete götürülmesi ve maazallah birinden birinin uykusunun kaçma riskinin olması, beni bu konuda geri adım attırıyor sevgili okur.

Her zaman söylüyorum, kitaptaki bilgileri harfi harfine yapmak yerine, kendine uyarlamayı bilmek gerekiyor. Biz şimdilik uyku saatlerini bezle geçiriyoruz. Bu haftadan itibaren yuvada da bezlerini çıkarttık. Arada kaçamaklar elbette oluyor ve biz de buna hazırız. Bizim için son engel olan tuvalet eğitimini de atlatırsak, temel eğitimlerini bitirmiş olacağız. Az kaldı, hem de çok az kaldı.