Yeni virüslerle tanışalım

09 Ocak 2014, Perşembe 05:00
AA

Şu ara ortalığı yakıp kavuran ve geçen seneki H1N1 grip virüsünden bile daha kötü çıkan H3N2 virüsünden nasibini almayan kalmadı. Hemen hepimiz neredeyse bir mikrobialog gibi, yeni çıkan tüm hastalıkların isimlerini bilir hale geldik. Çocuklarımızı hastalıktan nasıl koruyacağımızı kara kara düşünür olduk. En etkili korunma yönteminin eve kapanmak olduğunu söylesem, aslında daha kestirmeden gitmiş oluruz. Elini yıka, elinin değdiği her şeyi dezenfekte et, insanlarla tokalaşma bile, aynı ortamda yarım saat durma, dursan bile ortamı havalandır, havalandıramıyorsan ortamı terk et... İmdaaaat!

Bu satırları yazdığım sırada hastalığın bize uğramamış olması, uğramayacağı anlamına gelmiyor sevgili okur. Elimden geleni yapıyorum vücut direncimizi güçlendirelim diye. Portakalla narı karıştırıp içiriyorum kızlarıma, yetmiyor, sabah akşam zencefilli, elmalı, ıhlamurlu, bitki çaylarını veriyorum kızlara ve sabah pekmezlerini eksik etmiyorum. Şunca yaptığım şeyden sonra hala hastalık kapımızı çalarsa, vicdan azabı çekmeyeceğim sizin anlayacağınız.

Emziren annelerin hastalıkla imtihanı

Hatırlıyorum, domuz gribinin ilk zamanlarında, bebeklerim henüz 4 aylıklardı ve ben grip olmuştum. Yüzümde maskeyle bana muhtaç iki bebeğime dokunamıyordum bile. Onları koklayamadan, öpemeden sadece uzaktan bakmakla yetinip deliriyordum. Anne sütü alan bebeklerimi her emzirmem bir işkenceye dönmüştü. Yüzümdeki maskeden zor nefes alırken uzayan emzirme seanslarına, bir de onları koklayamamak eklenince, o muhteşem zamanlar benim için azap dolu saatlere dönüşmüştü.

Doktorum, emzirmemin bebekler için çok faydalı olduğunu ve aslında emzirdikçe onları hastalıktan koruyacağımı söylemişti. Bendeki grip antikorları, sütümle birlikte onlara geçecek ve onları bu illetten koruyacaktı. Yapmam gereken tek şey, bebeklerimi emzirmeden önce, ellerimi iyice yıkamak, mümkünse üzerimi değiştirmekti. (Hapşuruk, tıksırıkla üstüme sıçrayan mikroplu kıyafeti, temiz kıyafetlerle değiştiriyordum) Böylece kızlarıma hastalığı bulaştırmadan, onları hastalıktan korumayı başardım. Emziren bir anneyseniz, maskenizi takıp, ellerinizi yıkadıktan sonra bebeğinizi emzirebilirsiniz. Mümkün olduğunca sık evi havalandırıp, evi sürekli dezenfekte etmelisiniz. Zaten antibiyotiğin işe yaramadığı bir hastalığın pençesinde olduğunuz için, bol bol şifalı bitkilere ve sağlıklı besinlere yönelebilirsiniz.