And olsun ki unutmayacağım!

20 Mart 2016, Pazar 09:45
AA

Evet,
Alışveriş merkezine belki gitmeyeceğim,
metrobüse binerken korkacağım,
MİT merkezi gibi çalışan Whatsapp gruplarına kayıtsız kalamayacağım,
sevdiklerimi paranoyak gibi sürekli arayıp uyaracağım...
Halim böyleyken
Konu komşuya, Kurtuluş Savaşı edebiyatı yapıp tabii ki hariçten gazel okumayacağım
Neticede sarayda yaşamıyor, 80 korumayla da dolaşmıyoruz.

*

Ama....
Tüm korkularıma rağmen
Ölüme değil, hayata, barışa
methiye düzmekten
VAZGEÇMEYECEĞİM

*



Ve asla...
Cizre’de bodrum katlarında onlarca insanın, halasının kucağındaki 3 aylık Miray’ın,
19 yaşındaki Ozancan’ın,
5 çocuk annesi Ayşe’nin,
Sofrasına ekmek götüren Cemal’in,
Daha doğmamış Elif’in katledilmesine
ALIŞMAYACAĞIM

*

Ve hiçbir zaman...
Kendi ömürlerine ömür katmak için hayatlarımızı hiçe sayanları...
İhtiraslarını memleket meselesi diye yutturmaya çalışanları...
‘Terörle yaşamaya alışmalıyız’ diyerek, ülkemin koca bir mezarlığa dönmesine gözümü yummamı isteyenleri
AND OLSUN Kİ UNUTMAYACAĞIM!

Demokrasi ekonomiktir

Demokrasi ve ifade özgürlüğü niye önemlidir? Çünkü şiddete üreyecek alan kaybettirir. Derdini ifade edebilen hür toplumlarda, birey başka bir alanda var olmaya çalışmaz. Var olmaya çalışan da kitleselleşecek taraftar bulamaz.

*

Şiddetin olduğu yerde ne refah, ne huzur olur. Sokaklar boşalırsa, önce tüketim sonra üretim durur. İşsizlik artarsa, cinayet, cinnet, hırsızlık da terörün yanında yerini bulur.

Bu yüzden gelişmiş ülkeler, babalarının hayrına değil ülkelerinin hayrına ifade özgürlüğüne önem verir. Demokrasi denilen şey kısaca, romantik değil son derece ekonomiktir.

*

Kitaba ‘bomba’, bildiri imzalayana ‘terörist’, muhalefet edene ‘hain’ muamelesi yapıp sindirmeye, susturmaya çalışmak şiddete üreme alanı açmaktır. Tartışarak ölmezsiniz, öldüremezsiniz. Ama silahlar konuştuğunda önce vicdan ölür... Sonrası da malum!

Kamuoyuna saygı bu kadar

Almanlar İstanbul’daki vatandaşlarını terör tehdidine karşı uyarıp, gerekli önlemlerini aldı.

* İstanbul Valisi buna kızıp “Kaynağı ve amacı kuşkulu sansasyonel ve gayri ciddi haberleri dikkate almamalarını KAMUOYUNA SAYGI ile duyururuz” diye kendi vatandaşına açıklama yaptı. Almanya’yı suçladı.

* Durumdan anında vazife çıkaran yandaş ‘Alman Usulü Terör’ manşetiyle Almanya’ya atar yaptı.

* Ama dün ne yazık ki, İstanbul kana bulandı.

* Vali özür diler artık derken, bu kez de çıkıp “O uyarıyla, bu olay arasında bağlantı yok” diye kamuoyuna ne kadar saygısı varsa o kadarını sundu!

Lanetleme

Ben de,

* Milleti zihnen dilimlere bölüp ama her baş sıkıştığında ‘milli birlik ve beraberliğe’ sığınılmasını

* Memleketinde daha çok ölüm olmasını bile başka ülke önlemişken, kalkıp ‘Saldırı büyük ve güçlü Türkiye’ye’ diye yüz kızarmadan nutuk atılmasını

* 6 günde iki canlı bombanın patladığı ülkede onlarca kişi can verirken, ‘Milletçe güzel bir sınav veriyoruz’ diye avutan aymazlığı lanetliyorum...

İstiklali teslim etmeyeceğiz

Daha düne kadar ‘öfkeli çocuklar’ diye empati kurmamız istenen barbar sürüsü bu kez de Beyoğlu’nu kana buladı. Sanatın, kültürün, eğlencenin, tarihin merkezi Beyoğlu’nun dünkü içler acısı ıssızlığı, terörün fotoğrafıydı. Ama ben inanıyorum, o caddede yine neşe içinde yürüyeceğiz, İstiklal’i teröre teslim etmeyeceğiz.

TAK YALANI

TAK, PKK’nın pis işlerini ihale etmek Ne zaman alçaklık yapsa, ‘Ben yapmadım, o yaptı’ diye kendini temize çekmek İnsanlık suçlarından aklınca sıyrılmak, halkları kandırmak için uydurduğu bir isimdir. Bu yüzden, kimilerinin ısrarla “TAK yaptı” diye yazıp çizmesine prim verip, olmayan bir örgütü kafanıza yerleştirmelerine izin vermeyin.

BENİM ANNEM DE KADIN

Erkan Petekkaya, Nurgül Yeşilçay’ın taciz iddiaları için ‘Beyonce mi ki o, taciz edeceğim’ dedi. İddialar doğru mu yanlış mı bilemem. Ama, ettiği laftan anladığım kadarıyla, bu aktörün tacizi iltifat sandığı kesin. Bir de bu mevzularla gündeme gelen erkeklerin neredeyse hepsi gibi Erkan Petekkaya da ‘Benim annem de kadın’ bilgisini biz kamuoyuyla paylaşmış. Bu önemli aydınlatma için kendisine teşekkürler. Sanatçı dediğin böyle olur.

Değer mi hiç?

Sosyal medyada günlerdir köşeci Hilal Kaplan’ın eski tivitlerini sildiği yazılıp çiziliyor. O kadar çok mevzusu yapıldı ki, sonunda ben de pes edip baktım. Meğer, bu şahıs iktidarın ‘Megri Megri’ zamanlarında Öcalan ve PKK’ya bir sürü övgü yağdırmış. Şimdi konjonktür değiştiği için harıl harıl onları bulup siliyormuş. İyi de bu kızcağıza kimse söylemedi mi; arşiv diye bir şey var diye. Zaten memleketin sosyal medyasında komedi programı kıvamında o tivitler her gün yayında ki. Ayrıca, bu mevzuyu niye bu kadar dert etti anlamadım.

*

Müridi olduğu siyaseti örnek alıp ‘Kandırıldım’ desin bitsin gitsin. Sanki onu okuyan, ona hesap soracak. Kıyamam, üzüldüğü şeye bak.

Kişisel verilere ilişkin aydınlatma politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için Kişisel verilere ilişkin aydınlatma metnimizi inceleyebilirsiniz.