Bu 'huzur' kimin için?

12 Nisan 2015, Pazar 05:00
AA

‘Başkanlık Sistemi’nin reklam spotu; “400’ü verin huzur gelsin.” Cumhurbaşkanı sabah-akşam parmaklarıyla 4 işareti yaparak bizlerle huzur pazarlığı ediyor. Halka her gün “Mevcut sistemin çöktüğünü” söyleyip bi kabus senaryosu takdim ediyor. Arkasından da milletin yumuşak karnına dokunuyor. Darbe yıllarının o meşhur hayaleti ‘Bakın anarşi gelir ha”yı, “Huzur gelmez ha” imasıyla tekrar dolaşıma sokuyor.

* * *

Pekiii, çok soru soruyorum ama yine sormadan edemeyeceğim:

1) 13 yıldır iktidarda olan kim? AKP. Koalisyon yok, çoğunluk sizde. 13 yıldır eliniz armut mu topluyordu, niye getirmediniz bu huzuru?
2) Eeee tepeden tırnağa tüm kadrolarınız 24 saat bilfiil “Ekonomi şöyle iyi, eğitim şahane, duble yollar harika, milli kardeşlik projemiz mükemmel, normalleştirdik, demokratikleştirdik, biz olmasaydık ülke batardı. Özgürlükler tavana vurdu vs...” diye reklam yapıyor. Ya peki bu halk psikopat mı ki, bu çizdiğiniz şahane ülke tablosunda huzursuz olsun?
3) Hadi çoğunluk psikopat diyelim. Bu durumda, böylesi bi hastalığın tedavisi ‘Başkanlık Sistemi’ ile çözülmez. Ak Saray’ın 1150 odası terapi için yetmez! Zaten bildiğimiz kadarıyla; Tayyip Erdoğan da ruh doktoru değil.

* * *

4) Eğer psikopat değilsek, o zaman bu anlattığınız mükemmellik masaldan ibaret. Bu durumda da yalan söylüyorsunuz.
5) Ya da; sandıktan çıkan oy oranına sırtınızı dayayıp, insanların ayarlarıyla oynadınız. Yarattığınız endişenin, kibir barajınızı yıkmasından korkuyorsunuz. O yüzden huzursuzluk çıkarıyorsunuz. ‘Huzuru’ siz asıl kendiniz için istiyorsunuz.

KORKUTUCU!

- ‘Silahlar susacak’ açıklamasının dumanı hâlâ üstündeyken...
- Daha dün Cemil Bayık ‘Biz artık savaşmak istemiyoruz’ derken...
- Batıdan alması beklenen oylarla HDP barajı geçmeye hayli yaklaşmışken...
- MHP oylarında bariz artış gözlenirken...

Dün Diyadin’den yüreğimizi ağzıma getiren çatışma haberi geldi. Cumhurbaşkanı bu kez de “Huzurumuzu hedef alıyorlar” deyip yine ‘Başkanlık Sistemi’ne işaret etti. Bu ateşli arzu, insanı gerçekten korkutuyor!

ONLARI ÖYLE ÇOK ÖZLEDİM Kİ...

Tuhaf gelebilir gerçi ama yine de söyleyeceğim: Son bi senedir bende bi alışkanlık başladı. İşten eve gidip, yemek, okuma, yazma vs... derken...

 - Ki bu genelde gece yarısını buluyor... Hulusi Kentmen, Adile Naşit, Münir Özkul’un oynadığı filmlere sarıyorum. Defalarca izlediğim fimleri tekrar tekrar seyrediyorum. Her defasında ilk kez görüyormuşum hissiyle izliyorum bi de üstelik

- Çünkü; yaşadığımız ortamda nesli kurutulmaya çalışılan, hasret çektiğim hissi buluyorum. O yüzden bin kere de seyretsem yepyeni, tazecik geliyor.

DOKTORUM NERDE?

Yandaş medyanın geldiği durumdan çok endişeliyim.


* * *

‘İktidara ne kadar yaranacağız’ derken önce kantarın topuzunu sonra keçileri kaçırdılar. Şimdi de; CHP’nin alkışlarla hükümete darbe yapacağı iddiasındalar.

* * *

-Alkışla darbe yapılabileceğini yazacak seviyeye düştüklerine mi yanayım?
 - Bunları yazıp okuttukları halka mı yanayım?
- Halkı ne yerine koyduklarına mı yanayım?
- Bunlarla aynı memlekette yaşadığıma mı yanayım?

* * *

Valla işin içinden çıkamıyorum! Türkiye Tabipler Birliği’ne çağrımdır: “Lütfen insanlık adına acilen devreye girin. Zehirleyelim derken delirdiler.”

ÖNCE SOR, SONRA AL

TRT, CHP’nin seçim reklamını özetle ‘AKP’yi eleştiriyor’ diye yayınlamama kararı almış. Peki, elektrik faturalarından çatır çatır ‘TRT payı’ alırken de vatandaşa soruyor musunuz; ‘Hangi partiye oy veriyorsunuz’ diye? Parti televizyonuna döndüğünüze göre, bundan sonra bi zahmet sorun. AKP’ye oy vermeyenden pay almayın. Çünkü, aksi dolandırıcılığa girer.


SEÇİM HAVASI...


HDP’nin seçim şarkısı çok keyifli, neşeli. Tempo tutmayı çok özlemişim, içim açıldı. Ancak gördüm ki, kimileri ‘Çok batılı’, “Beyaz Türklere yapılmış” diye eleştirmiş şarkıyı. Şaşırdım. Çünkü; siyaset matematiğinin, notalara döküldüğünü idrak etmek bu kadar zor olmamalı...

NAÇİZANE

Sevdiğin yazarın kitabını beklemek:

 - Tadı damağında kalan tada aş erersin...
- Bazen öyle karışır ki aklın, gelsin toplasın istersin...
- Bazen de daha karıştırsın, huzursuz etsin dersin...
- Kısaca ‘aşk’ gibidir. Satırlarıyla sevişmeyi özlersin...

İşte benim için bu yazarlardan biri ‘Nurdan Gürbilek’. Yakın bi zamanda son kitabı ‘Sessizin Payı’ çıktı. Adaletten, vicdana; merhametten, utanca sessiz ama soluk soluğa bi yürüyüş bu kitap. Belleğinizde yer açın derim...

ANNELİK...


- Apartmanın asansörüne bindik. Annem birden ‘Aaaa’ diye çığlık attı. Yüreğim ağzıma geldi.

  -Annem asansörü aşırı yüklenmeden düşürecek gurur ve heyecanla “Kardeşin yönetici olmuş haberim yok” dedi.

 -Hafif bi nisbet sezmedim değil tabi. Baktım, asansördeki kağıda; apartmanla ilgili lüzumsuz ötesi bi uyarı, altında da yönetici olarak kardeşimin imzası.

- Yanıt vermeden önce ses tonuma bi ayar çektim. Zira ağzımdan çıkacak sözün, anında bi ‘kardeş kıskançlığı’na evrilmesi mümkün.

- “Yaa anne, sanırsın Coca Cola’ya CEO oldu adam. Zaten öğrensen ne yapacaktın?” dedim. Annem “Arayıp tebrik ederdim” deyince pes ettim. Annelik eşsiz bi şey...