Afrinname

28 Ocak 2018, Pazar 05:00
AA
Tabii ki, Zeytin Dalı harekatını haklı buluyor ve destekliyorum. Tabii ki, sınırımızın yanı başında bir terör koridorunun oluşmasına izin vermeyeceğiz. Uluslararası hukuka uygun olarak her türlü tedbiri almak da hakkımız. İşte alıyoruz. Düşmanımızı besleyen müttefikimize, Avrupa’dan aykırı seslere rağmen.

Tabii ki, 80 milyonun duaları Mehmetçiğimiz için. Sağ salim yuvalarına dönmeleri için. Ama olmuyor. Olmaz da.

Ancak, “Bu savaşta, şehit de olacak, gazi de” demek ise, biraz katı geldi bana. Tıpkı, “Afrin harekatında TSK ve ÖSO’dan 7-8 şehidimiz var” demek gibi. 7-8 sayılamaz mı? Hele ki, yok edilen teröristler 343 diye sayılabilirken. Çünkü, 7 ile 8 arasındaki ‘1’ var ya, binlerce anayı babayı, eşi, çocuğu temsil ediyor. “Acaba, yoksa” dedirtiyor hepsine. Olmaz.



★ ★ ★

Gelelim harekata. Haritalara bakıyorum, Afrin sınırı ve ötesi mavi. Yani TSK-ÖSO kontrolündeki bölge. Peki bu bölgeden teröristler nasıl roket atıyorlar da Kilis ve Reyhanlı’da ölü ve yaralılarımız oluyor anlamıyorum.

Çünkü bu bölgenin temizlendiğini ve TSK’nın güneye, daha içerilere girdiğini biliyoruz. Yani çarpışmaya. Ve bu çarpışmalarda iki şehit verdik.

Uçaklarımız yüzlerce sortide, binlerce bomba attı ve sayıları 7-8 bin olarak açıklanan bu katiller hâlâ sağ.

Harekatı neredeyse canlı izliyoruz. Hendeklerini, tünellerini yani inlerini. Son teröristi de yok etmeden bu harekat bitmeyeceğine göre, Allah evlatlarımıza güç kuvvet versin. İnşallah bundan sonra hiç birinin burnu kanamasın.

★ ★ ★

Ancak aklıma takılan bazı noktaları da sizlerle paylaşmak istiyorum. Şöyle ki:

■ Öncelikle, harekatla ilgili öyle çok konuşan var ki. Bu askeri bir olay ve Genelkurmay Başkanımız var. Savaş siyasilerin işi değil. Onların işi dünyaya anlatıp, suçlamalara cevap vermek.

■ Afrin’e askerlerden önce gidenler var. Yalan yanlış haber ve videolarla heyecan yaratıyorlar. Önlenmeli.

■ DEAŞ diye bir örgüt neredeyse kalmadı. Peki ABD hâlâ bu silahları nereye veriyor? “YPG, Afrin’e ilerlerse desteğimizi keseriz” ne demek oluyor?

■ “Bizi askere alın” gösterilerine de sözüm var. Askere sokaktan gidilmez. Askerlik şubelerinin önü bomboş. Orada kuyruğa girsenize. Ayrıca dünyanın en büyük ordularından birine sahibiz, seferberlik de ilan edilmedi. Sizler dua edin yeter.

■ Fetih duası ise dünyaya karşı yapılan bir yanlış. Çünkü biz fethe çıkmadık. Sadece ülkemizin toprak bütünlüğünü koruyoruz. Allah bir kere daha kahraman vatan evlatlarımızın yardımcısı olsun. Amin.

GÖZLE KAŞ ARASINDA

1) Bunun adı kulüp aşkı mı, yoksa koltuk aşkı mı siz karar verin. Sekiz yıldır birbirlerine düşman olan iki Fenerbahçeli, ne olduysa barışıverdiler. Ama şartlı aşk bu. Kapsamı da oldukça milyoner. Fenerbahçe ile Acıbadem arasındaki anlaşma öncelikle altı aylık ve 7,5 milyon lirayla bağlı. Çünkü seçim var. Üyelerin teveccühü devam etsin, genç adayın önü kesilsin diye anlaşmaya büyük harflerle bir madde daha ilave edilmiş. Şimdiki başkan devam ederse, 40 milyon dolar daha. Üfff. Ayrıca Fenerbahçe Üniversitesi’nin yapımını ve mali desteği de üstlenecekmiş. Hadi bakalım Fenerbahçeli üyeler düşünün. Çünkü kararı siz vereceksiniz. Şimdilik araya Afrin Harekatı girdi ve kimse konuşmuyor. Bitince göreceğiz dolar yangınını.



2) Afrin heyecanıyla gözden kaçan ama Resmi Gazete’de yayınlanan bir yönetmelik. Ensar, İsmailağa, Türgev, Tügva gibi vakıfların da arasında olduğu 265 vakıf bundan böyle resmi törenlerde ve bayram törenlerinde, mahalli kurtuluş günlerinde protokolün 18. sırasında yer alacaklar. Bunlar yetmiyormuş gibi ‘Atatürk Günleri’ diye de eklenmiş. Yani artık bu törenlerde, sarıklı, cübbeli, sakallı kişileri göreceksiniz.

3) Adını çocukların taciz ve tecavüz edildiği vakıf olarak duyduğunuz Ensar Vakfı’na İstanbul Büyükşehir Belediyesi bir protokolle Ataşehir’de beş katlı bir binayı yurt olarak verdi. Hayırlı olsun.

SADECE 10 LİRA

Mehmetçiklerimizin kahramanlığı ile övünüyor, gurur duyuyoruz. Ama onların aileleri de bize emanet. Mehmetçik Vakfı’na mesaj atarak lütfen sadece 10 lira bağış yapalım. Atalarımızın damlaya damlaya göl olur lafını boşa çıkarmayalım. MEHMETÇİK yazın ve 2582’ye gönderin. Lütfen. Ama lütfen.