Bu resim diyor ki...

01 Nisan 2016, Cuma 14:31
AA

* FBI’ın beni takip ettiğini biliyordum. Güya tatil seyahatimde yakalanacağımı da.

* Konuşup, anlaştık. FBI’ın yardımı ile vizemi de aldım.

* İstanbul’daki ceza pazarlığımız Amerika’da da devam ediyor.

* Kimlerle işbirliği yaptığımı, bu kadar paraya nasıl sahip olduğumu tabii ki anlatacağım.

* Zencani’den sonra İran benim peşimdeydi. Mafyaya da para yetiştiremez olmuştum.

* Onun için uzağa benim için Türkiye’den daha güvenli olacak Amerika’ya gittim. Artık dönüşüm yok.

Bilmediklerimizi ise 4 Nisan’da öğrenmeye başlayacağız. AKP sözcüsü Çelik, “Bu olayla Cumhurbaşkanımızın ve AK Parti’nin yan yan a anılması söz konusu olamaz” dediğine göre, onun da var bir bildiği. Yani çok karışık bu iş.

ORTAMA BAK

Ahmet Mahmut Ünlü, nam-ı diğer Cübbeli Ahmet Hoca, bir fotoğraf paylaştı. Altına da yazdırmış: Başbakanımız hanesinde ziyaret etmiş, sohbet ve muhabbet etmişler. Bu arada hanedeki, Saç-ı Şerif ve Sakal-ı Şerif’i de ziyaret etmiş Davutoğlu. Hemen Başbakanlık olayı düzeltti. Hanesinde değil bir ortamda bulunuldu, diye. Al birini vur ötekine.

Sayın Başbakan, fotoğrafta gördüğümüz o ortamda ne işiniz vardı? Bu muhabbet neyin nesidir? Keşke o kutsal saç ve sakalın onun hanesine nereden ve nasıl geldiğini sorsaydınız sohbet esnasında. Unuttuysanız şimdi sorun. Biz de bilelim.

TURKUAZ MİLLİ OLDU

İsveç’i 2-1 mağlup eden milli takımımızın rezalet formasının yanı sıra maç dışı formalarını gördünüz mü? Turkuaz. Çünkü Cumhurbaşkanı bu rengi seviyor. O sevince... Konuşma yaptığı sahneler, yürüdüğü yollar turkuaz oldu. Muhafız Alayı’nın üniforması bile. TFF’nin kusur kalacak hali yoktu ya.

Peki ne zaman başladı bu turkuaz aşkı. 3 Aralık 2014 günü Cumhurbaşkanı bir toplantı için Maslak Meridien Otel’e gitti. Kırmızı halıda yürüyerek. Çıkarken kapıda otelin sahibi iyi arkadaşı Adnan Çebi’ye, “Ya, Adnancım, vazgeçelim bu kırmızı halıdan. Bizim Osmanlı’dan rengimiz turkuaz. Sen de turkuaz yap” dedi. İstek tabii ki emir telakki edildi. Kısa bir süre sonra tekrar geldiğinde de turkuaz renkli halıda y ürüdü. İşte o günden beri de yer gök turkuaz oldu. Laf aramızda fena da durmadı. Kırmızıdan daha iç açıcı oldu.

PASKALYA ile tanışıklığım çok eski

Daha ilkokula gitmiyorum. Erenköy’de anneannem ve dedemin şimdi sokak olan konağının bahçesi. Üst kattaki kiracıları, Onnik Amca, Surpik Teyze ve kız kardeşimle benim çocukluk arkadaşımız Mihran oturuyor. Ermeniler ama bu farklılığın kimse farkında değil. Surpik Teyze, benim için çörekleriyle ünlü.

Yine bir gün bahçeyi çörek kokusu sardı. Biz 3 çocuk yiyeceğimiz dakikaları sayıyoruz. Nihayet yukarı çağırıldık. Ama bu defaki çörek farklıydı. Paskalya çöreğiymiş. Benim o gün tanıştığım bayram çöreği. Yanında da ikişer tane renkli yumurta vardı. Yine onu da ilk defa görmüştüm. Adetmiş tokuşturduk yumurtalarımızı, kardeşim kazandı. Mis gibi paskalya çöreği varken yemedik tabii. Ama rahmetli annem mutlaka ziyan etmemek için elimizden alıp saklamıştır. Ve eminim ertesi sabah kahvaltıda yemişizdir.

Bütün bunları niye yazdım. Çünkü bugün tüm Hristiyan aleminin Paskalya Bayramı. Kısaca İsa’nın çarmıha gerilişinin üçüncü günü dirilişini semb olize eden bayram. Doğanın yenilenme dönemi olarak kabul edilen bu günlerin sembolü de yumurta. Tabii çörekle beraber.

Tavşan şeklindeki çikolataların ise bereket getirdiğine inanılıyor. Bu çikolatayı çocukluğumuzu yaşadığımız 40’lı harp yıllarında bizim nesil görmemişti tabii. Bugün envai çeşidi var.

6 yaşımda başlayan paskalya tutkum, şirketimiz Aktüel Yayıncılık’ta 37 yıl kader birliği yaptığımız Artin Eran kardeşimle devam etti. Sadece bayramlarında değil, aklına estikçe evinin bulunduğu Kurtuluş’taki Üstün Palmie Pastanesi’nden getirdiği kocaman sakızlı paskalya çörekleriyle.

Bu vesile ile Hıristiyan okurlarımın bayramını kutluyorum.

Sosyal medya önergesi

Meclis’teki çocuk istismarı araştırma komisyonu kurulması önergesi oturum başkanı AKP’li Ahmet Aydın’ın kataraktlı gözlere taş çıkartacak parmak sayımı ile reddedilince, sosyal medya kükredi. Bütün dünyayı da arkasına alarak. Ve semeresini de aldı. 4 parti birleşti komisyon kuruldu. Yani sosyal medyanın akilleri, sizler, 140 vuruşa sığdırdığınız önerge ile hem AKP’yi çocuk istismarcısı parti damgasını yemekten kurtardınız, hem de, hayır diyen AKP’lilerin çocuklarının yüzüne bakmasını sağladınız. Büyüksünüz büyük.

BiR ŞEHiT BABASININ SELAMI

Perşembe akşamı bu haftaki yazılarımı yazmaya oturduğumda, 8 şehit 34 yaralımız vardı. Kahrol dum. Çözüm sürecinde g ör memezliğe gelerek bu yığınağın yapılmasın a sebep olanlar da kahrolur inşallah. Aşağıda yazacaklarım da tam bu acıyı anlatıyor. Elazığ’da bir şehit cenazesi. Uzman çavuş Faruk Salgar’ın cenaze töreni. Bir adam tabuta yaklaşıyor. Bir süre önce şehit olan polis Burhan Gaffar’ın babası. “Oğluma selam söyle” diyor ağlayarak. O ana kadar ağlamayanlar dahi ağlamaya başlıyor.

Evet, Faruk Çavuş, gideceğin yerde seni b ekleyen ve 300’ü çook aşan tüm şehitlerim ize bizden de, 78 milyondan da selam söyle. Haklarını helal etsinler. Çünkü bizim elimizd en rahmet dilemekten başka bir şey gelmiyor.

Tecavüz suç örgütü

Çocuk taciz ve tecavüzü organize suç örgütü gemi azıya aldı. Karaman’da başladı yayıldı gidiyor. Ana babalar panik içindeyken Aile Bakanı da her ne kadar yanlış anlaşıldı dese de, pisliğe tüy dikti. Bir kere olması Ensar Vakfı’nı karalamaya gerekçe olamazmış. Haklısınız hanımefendi skor tabelasına bakmak lazım. Siz konuştuğunuzda 1-0’dı, bir haftada 5-0 oldu. Bu saatten sonra şike de yapılmaz. Bakın sonunda vakıf başkanı bile, işin vahametini anlayıp insafa geldi. “Bizim de bir suçumuz varsa her şeyi yapmaya hazırız. O adama da 600 yıl yetmez, idam edilmesi gerekir” derken sizin hala Ensar’a can simitleri atmanızı ise anlayamıyorum.

CIZZZ

Okuyun çocuklar okuyun. Bakın o Arı beyi sonunda korkudan kendi kendini soktu.