Gülün biraz da...

04 Mart 2018, Pazar 05:00
AA
Ne derseniz deyin, eğlenceli bir ülkede yaşıyoruz. Kıymetini bilin. Yalnız bu eğlence, kahramanlarımız Afrin’de savaşırken, hiçbir kesintiye uğratmadan hayatını yaşayanların eğlencesi değil. Hayatın normal akışında yaşadığımız eğlence. Örnek mi istiyorsunuz? Buyurun o zaman.

■ “Sivil öldürecek olsak, önce lüks semtlerden başlarız” diyen sunucu için savcı 4 buçuk yıl hapis istedi biliyorsunuz. Mahkeme de kabul etti. Ama AKP de, halkı düşmanlığa sevk eden bu adama çok ama çok sert tepki gösterdi Allah için: “Sen kimsin?”

■ O sakallı çıktı yine ve değişik bir cevher yumurtladı. Ketçap, kahve ve baharat şehvet uyandırırmış. Bunlar öyle azgınlar ki, anası, bacısı, kız kardeşi, herkes dürter bunları. Açık giy dürtülürler. Kapalı giy dürtülürler. Pantolon da dürter. Kahkaha dürter, makyaj dürter. Aman ha, sakalsız erkekten de dürtülürler. Şimdi de yatak, yorgan, battaniye dürtmeye başladı. Bence bunun çıkış yolu, dürtülmeye teşne bu sapıkları iyice bir dürtmek. Bu da hükümetin işi ama, bir sopa bulabilirlerse.

■ THY hostes ve diğer görevlilerin kıyafetlerini bir İtalyan şirketine ihale etmiş. Doğrusunu yapmış! Biz tekstil, hazır giyim ülkesiyiz alt tarafı. Ne anlarız modadan? Dünya çapında modacılarımız mı var dediniz. Geçiniz. Kim onlar?

■ CHP, 2018’in Adalet Yılı olması için kanun teklifi verdi. Meclis Başkanı da “metni düzeltin” diye üstünkörü bir cevapla iade etti. Haklı valla. Olmayan şeyin yılı mı olurmuş.

■ Cumhurbaşkanlığı Başdanışmanı hanımefendi diyor ki: ”Yüksek yargıdaki Alevi hakimiyetine son verdik.” Bravoo, bravo!

■ Çekya, ‘Kırmızıhalı’ soyadlı terörist Salih Müslim’i MİT’in istihbaratı ile yakaladı. İki gece yatırdı. Neyin nesidir diye inceledi, sonra da mahkemeye çıkarıp “serbestsin” dedi. “AB ülkelerinin dışına çıkma. Ne olur ne olmaz” diye de uyardı. Biz nota verip, yine algı operasyonu yaptık ama adam Türk vatandaşı değildi. Çekya, PYD’yi terör örgütü olarak görmüyordu. Aramızda suçluların iadesi anlaşması da yoktu. N’olacak şimdi? Yandı gülüm keten helva.

■ Twitter’da sesini duyuran genç kadını iki yıl ölümle tehdit eden kişi, tutuldu ama serbest bırakıldı. Amma tehditlerin arasında dolaylı olarak Cumhurbaşkanına hakaret ettiği gerekçesiyle tutuklandı. Can ve canan meselesi.

■ Nobel Ödülü sahibi 38 yazar ve bilim insanı, Altan Kardeşler ve Ilıcak için Erdoğan’a mektup yazmış. Artık hepimizin ezberlediği sözle cevap vereyim: “Yok hükmündedir.” Çünkü onlar bilmezler. Türkiye bir hukuk devletidir. Onun için de gazeteciler, akademisyenler, genç Harbiyeliler içeridedir. Nokta.

YASAK MI, O NE?

TRT Yayın Denetleme Kurulu, sevdiğiniz bir çok sanatçı ile adını sanını bilmediğiniz bir sürü şarkıcının tam 208 şarkısını yasakladı. Artık TRT’de çalınmayacakmış. Bu arada Yunus Emre’nin, Pir Sultan’ın, Ömer Hayyam’ın bestelenen şiirleri de sözlerinden dolayı güme gitti.

Çok eskiden hatırladığım, Nilüfer de yasaklıydı. Ama sözden değil. Kelime telaffuzundan. Yasak tek kanallı devirde önemliydi. Ya şimdi? Kim takar TRT yasağını diyordur yasaklılar. Çalmaya, dinlemeye devam yani.

ALKIŞ

Cezayir’de bir gazeteci Erdoğan’a, “Osmanlı Cezayir’de bir koloni kuvveti miydi” diye soruyor. Cumhurbaşkanı da harika bir şekilde taşı gediğine koyuyor: “Eğer Türkiye sömürgeci olsaydı, siz bu soruyu Fransızca değil, Türkçe sorardınız.”

İŞTE UYUŞTURUCULAR

Diyanet geçen hafta “Bağımlılık bir tuzaktır” başlıklı Cuma hutbesinde imamlara okuttu. Sigara, alkol, uyuşturucu bölümüne sözüm yok tabii. Ya bu bölüme ne demeli.

“Çocuklarımızı ve gençlerimizi eğlendirirken zehirleyen, günlerimizi tüketen internet bağımlılığı kötü alışkanlıklardır. Allah’ın bize sunduğu teknolojik imkanları akıllı şekilde kullanmayı öğrenelim. İnternet, bilgisayar ve akıllı telefon gibi bağımlılıklara karşı uyanık olalım.” Boşuna gayret. Kimse vazgeçmez. Eminim camiden çıkan telefonuna sarılmıştır.