Nereye gidiyoruz?

11 Şubat 2018, Pazar 05:00
AA
Bingöl Üniversitesi’nden bir profesör, Hasan Kılıç. Doçentken yazdığı ders notlarında, tarla bitkilerinin ıslahı için anlamadığım bir şeyler yazıyor. Risale-i Nur’dan alarak. Benim gibi hiçbir talebe de anlamamıştır. Savunması ise bunu sınavda sormamasıymış.

★ ★ ★

Bir başka ulema da ‘Dikey Geçiş’ kitabı çıkarmış. İşte matematik sorularından bir tanesi:



Ve Muhittin, sosyal medyada hemen karşılığını buldu. “Muhittin’in yatacak yeri yok”, “Sen neymişsin be Muhittin” diye. Suali hazırlayan matematik öğretmeni Hüseyin efendinin de mazereti hazırdı. “Ben mizahla matematiği bir araya getirdim. Zaten öğrencilerim de 25-30 yaşlarında” diye. Herhalde doktora yapanlara matematik dersi veriyormuş.

★ ★ ★

Bunlar eski olaylar. Yeni duymuşuz. Ama Diyanet arayı kapattı. Müslümanın sol elle yemek yemesi günahmış. Sol elle şeytan yemek yermiş meğerse. Memleketin bu ortamında zırvalamaya bakın. Ama hiç kadın cinayetleri, çocuk tecavüzleri dikkatlerini çekmedi. Ey Diyanet, yemek yemeyi bırakın da, haram yemeyin deyiver bir gün de.

★ ★ ★

Çaykur Genel Müdürü de bütün bunların üstüne bir iddiaya göre tüyü dikiverdi. Ve herkesi “İmdaaat!” diye bağırttı İmdat Bey. Yardım istemeye giden Rize Yeşilçay Kulübü’nün başkanı, aynı zamanda kadın futbol takımının antrenörüne “Bayan sporculara yardım etmem, günahtır” diyerek.

Sonra bu sözü yalanladı. “Yardım yapıyorum. Onlarla İsveç’e maçlarına gidip destek bile verdim” dedi ama ateş ve duman... O antrenör-başkanın koca genel müdürle ne alıp veremediği olur bilemem artık.

BOŞVER SEN

Fenerbahçe’nin uzun süredir hedef aldığı ve istifasını istediği MHK Başkanı Yusuf Namoğlu, nihayet konuştu. Hedefindeki gazeteciye yüklenip, güya Fenerbahçe’ye cevap verdi. “Hukuki sürecin başlatılması zorunluluk haline geldi” dedi. Ey, başkan, önce günaydın. Vurur gibi yaptın ama, yine gol olmadı. Başlat bakalım süreci. Sen de biliyorsun daha ilk duruşma gelmeden ligin biteceğini. Dolayısıyla kendinin de. Şimdi bir tabir var. “Yersen” diyorlar.

CIZZZZZZ

Bahçeli, gerekirse Afrin’e gidip en ön safta taşıdığı canı vermeye hazırmış. Aman Bahçeli Bey, siz püskevitinizi çaya bandıradurun. Türkiye’ye lazımsınız.