40 saniye kala

12 Mart 2011, Cumartesi 05:00
AA

İlk yarıdaki Beşiktaş’ı futboldan anlayan biri izlese ona futbolu unutturacak kadar bir takım sunma başarısı gösterdi Schuster. Kitabında karşı kale olmayan siyah bir takım izledik. Ama bitime 40 saniye kalıncaya kadar tel tel dökülen Guti’yi oyunda tutma mahareti gösteren Alman hoca, İspanyol’u çıkarıp Ernst’i sokunca anladım ki Türkiye’de uzatmaları oynuyor. Ancak kendini kovdurtmak isteyen bir hoca böyle bir değişikliğe imza atar.

[[HAFTAYA]]

Hoş Schuster’in imzası da yönetimde taklit edilir, eğer onu göndermek istiyorlarsa. İkinci yarıdaki belli bölümleri çıkarırsak kaçırılan yüzde yüz pozisyonları Beşiktaşlı oyuncuların konsantrasyon eksikliğini de ortaya koydu. Ferrari ve Q7 gibi garajdan çıktılar yakıştırması Beşiktaş’a hayırlı işler getirmiyor. Çünkü kötü oynayanlar içeride kalıyor, Hilbert gibi kafasında rakip kale kalan oyuncu dışarı alınıyor.

Hikmet Karaman Manisa’ya geldiği zaman Beşiktaş puan cetvelinin yukarısında fink atıyordu. Kadere bakın ki şimdi Manisa ile neredeyse aynı puandalar. Hikmet hocanın ne kadar arayı kapadığı düşünülürse Schuster’in ligde tel tel döküldüğü de bir belge olarak karşımıza çıkar. Berabere kalmanın minicik bir moralinden başka bu Beşiktaş’tan bir şey anladıysam Arap olayım.