Takım

30 Mart 2011, Çarşamba 05:00
AA

Dani Alves, Sevilla formasıyla Volkan Demirel’e attığı penaltıyı Fenerbahçe kalecisi kurtardığı zaman, herkes onu İspanya’da belki de vatan haini ilan etmişti. O sırada Brezilyalı yıldızın, Türkiye versiyonu Gökhan Gönül bir garip meslektaşı olarak dünyanın habersizi görevine devam ediyordu. Fenerbahçeli oyuncuyu OFTAŞ’tan aldıkları andan itibaren kimse ne kadar para ödendiğinin farkında değildi.

[[HAFTAYA]]

Ne zaman ki Gökhan, Fener takımının sağ tarafının tapusunu aldı bütün ortaklar hisse arayışına girdi. “Bizim de bu adamda hakkımız var.” Onu bunu bilmem... Gökhan Gönül, Türk futbolunun Fenerbahçe ve milli takım adına terbiye unsurları ile centilmenlik adına resitallerinden bir yenisini Avusturya önünde sergiledi. Onu attığı gol için taçlandırmıyorum.

Sadece görev bilinci ve profesyonellik adına sergilediği tutarlılık adına alkışlıyorum. Buna ilaveten Hiddink’in gençlere yönelik güvenini bir kez daha ayağa kalkarak alkışlamayı bir borç biliyorum. Sonuçla değil, milli takımın hedefi olan 2012 davasında yapmış olduğu ilk 11’in araştırmasında haklılığını ispat etmiştir. Avusturya’nın güçsüzlüğü, etkisizliği bizi alakadar etmiyor.

Önemli olan kazanmamız ve Hiddink’in moral motivasyon içerisinde sağladığı güvendir. Biz devam ediyoruz. Milli takımın arkasında sponsorlar ve güçlü bir federasyon var. Ama en dikkat çeken şey Hamit’in işaret ettiği gençleri milli takıma kazandırmanın önemidir. Buradaki rol Hamit’e değil, Türkiye Futbol Federasyonu’na aittir. Maçın yıldızı yoktur, bu maçın takımı vardır.