3 yılın bilançosu

22 Ekim 2013, Salı 05:00
AA

Milli Eğitim Bakanlığı’nca 2010 yılında başlatılan, UNICEF’ in teknik, Avrupa Birliği’nin de finansal katkısıyla hayata geçirilen ‘Okul Öncesi Eğitimin Güçlendirilmesi Projesi’ ile Türkiye’deki okul öncesi eğitimde okullaşma oranı yüzde 38’den yüzde 64’e yükseldi. Türkiye’nin 10 pilot ilinde (Adana, Ağrı, Ankara, Diyarbakır, Erzurum, Hatay, İzmir, Mersin, Şanlıurfa, Van) ‘3, 4, 5 Erken Eğitimi Seç’ sloganıyla yürütülen proje, öncelikli olarak dezavantajlı koşullarda yaşayan çocukların okul öncesi eğitim ve gündüz bakım hizmetlerinden faydalanmasını artırma hedefiyle yola çıktı.

[[HAFTAYA]]

Bakanlık, önümüzdeki yıllarda bu oranı yüzde 100’e çıkarmayı hedefliyor. Proje kapsamında 700’e yakın öğretmene akademisyenler tarafından ‘eğitici eğitimi’ verildi.

66 üniversiteden 106 anabilim dalı başkanı ve akademisyenin katılımı ile yükseköğrenim programları güncellendi ve okul öncesi eğitim programı ile uyumlaştırılması sağlandı. Çocukların kendilerini çocuk gibi hissedeceği mekânların oluşturulması için çalışmalar yapıldı ve 32 ilde 90 anaokulu ve 399 ana sınıfı çağdaş normlarda donatıldı.

Proje ile 0-6 yaş grubundaki engelli, yoksul, göçmen, Roman, Türkçe konuşma zorluğu çeken, kırsal ve dağlık kesimde yaşayan dezavantajlı çocuklar ‘oyunla’ tanıştılar. Oyun bir çocuğun hayatında çok önemli bir yere sahip. Çünkü yapılan çalışmalar oyun oynama olanakları sınırlı çocukların zihinsel gelişimlerinin ‘oyun oynayan’ yaşıtlarının yüzde 20-30 gerisinde olduğunu ortaya koyuyor. Bu durum, 2015 yılında Türkiye nüfusunun üçte birinin 15 yaş altında olması beklenen Türkiye için çok büyük önem taşıyor.

Tüm bilişsel araştırmalar, insan gelişimindeki en kritik dönemin erken çocukluk yılları olduğu konusunda birleşiyor. Bir insanın bilişsel kapasitesinin yüzde 80 gibi çok önemli bir kısmı 0-5 yaş aralığında oluşuyor. Bu yaşlarda elde edilen, motor yetenekler, dil becerileri, yaratıcılık, analitik düşünce, sosyalleşme gibi kazanımlar, bireye hayat yolculuğunda yol gösterici oluyor.

Bu kazanımlar; çocukları zararlı alışkanlıklardan uzak tutarken, suç işleme oranını da düşürüyor. Bu nedenle 2010’da başlayan projenin 3 yılda geldiği noktayı alkışlamak gerekiyor.

Kişisel verilere ilişkin aydınlatma politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için Kişisel verilere ilişkin aydınlatma metnimizi inceleyebilirsiniz.