Grip sezonu açıldı

02 Kasım 2013, Cumartesi 05:00
AA

Yine aynı mevsim geldi çattı işte. Sonbahar, yaşadığım kent İstanbul’a müthiş güzellikler katsa da çocuğu olan anne-babalar için grip sezonunun da açıldığını müjdeler! Ne müjde ama...

Bebek olsun, çocuk olsun, fark etmez; grip olayı çocuğu vurduysa tüm aileyi vurmuş demektir. O aile en iyi ihtimalle bir hafta iptal olur. Burnu tıkalı bebeğin o çileli geceleri... Sümük çekmek için satın alınan binbir türlü aletle ailenin imtihanı... Uykusuz anne-babanın işteki Türk kahvesi tüketiminin tavan yapması... Evin koltuğunun hiç eksilmeyen battaniyesi, orta sehpa üzerine dekor olarak yerleşen limonata, ateş düşürücü, derece, mendil kutusu, sürekli terleyen çocuk ve gecede en az 5 kez değişen atlet ile pijamalarla soluksuz çalışan çamaşır makinesi... Çocuk biraz olsun yer diye evde yapılan her çeşit çorbaya rağmen yine de yenmeyecek yemeklerle ağzına kadar dolan buzdolabı... Ve daha sayılabilecek nice değişiklikle yılın en stresli mevsimi...

Buruna damla, odaya kettle

Bebeklikten genç kızlık safhasına doğru ilerleyen tecrübeli bir anne olarak gripli çocuğun en zor sürecinin yaşamının ilk aylarına denk geldiğini belirtmek isterim. Hiç unutmuyorum; 5 aylıkken ilk kez grip olan kızımla yaşadığımız uykusuz geceler başlı başına bir kitap konusu bile olabilir. O dönemde ‘bebeklerde grip atlatma rehberi’ diye bir kitap olsa kesin okurdum. O ilk gün aklımda... “Burnu açılsın diye başına yastık koy, yüksek yatsın” dediler yaptık. Ben zaten ‘aman çocuğun burnu tıkalı, ağzından da nefes alamaz’ diye sürekli başında nöbetteyim.

Bu arada biri de “Odada kettle’da su kaynat, buharından çocuğun burnu açılır” demiş, durmadan bir kettle kaynıyor. Biz Kayhan’la buhardan bunalmış durumdayız ama çocuğun burnunda 1 gram açılma yok. Panikle “Doktoru arayalım” diyoruz ama doktorumuz “Beni boş şeyler için aramayın!” dediğinden buna da cesaret edemiyoruz. Burnu tıkalı olduğu için uyuyamayan Derin yarımşar saat arayla babasıyla benim kucağımda evi tavaf ederken sürekli viyaklıyor. “Aaaa karnı mı acıktı acaba?” diye emzirmeye çalıştığımda da hem hastalık iştahsızlığından hem de burmu tıkalı olduğundan bir şey istemiyor. Ve bu durum yaklaşık bir hafta sürüyor. Dayanamayıp ikinci gün gittiğimiz doktor bize vere vere sadece serum fizyolojik veriyor.

O da hiçbir işe yaramıyor. Arkadaşlarımın doktorları çocuklara cins cins ilaçlar dayarken bize düşen sadece serum fizyolojik! Diyeceğim o ki; grip, çocuklu ailenin hayatının parçası. Üstelik ilaç verseniz de vermeseniz de aynı sürede geçiyor. Siz siz olun, çocuklarınıza kafanıza göre ateş düşürücü, antibiyotik, burun spreyi falan vermeyin. Ne de olsa grip, gelip geçer. Allah beterinden saklasın değil mi? Herkese sağlıklı hafta sonları.