'Kazara' casuslar Avrupa macerasında

11 Ağustos 2018, Cumartesi 05:00
AA

HAFTANIN FİLMİ: BENİ SATAN CASUS

Casus filmleri beyazperdenin her dönemde en çok izleyici çeken, bizlere her daim soluksuz maceralar yaşatan türlerinden biri. Sinemadaki birçok ajan karakteri, sahip oldukları hayran kitlesinin de yardımıyla kendilerine ait film serilerinin sahibi oldu.

Bir düşünün; hangimiz ‘James Bond, Jason Bourne, Görevimiz Tehlike’ gibi filmlere kayıtsız kalabiliyoruz? E hal böyle olunca da bu tür popüler ve seri filmlerin parodilerinin çekilmesi de kaçınılmaz oluyor.

Bunun son örneği bu hafta gösterime giren ‘Beni Satan Casus’ filmi. Değme casus filmlerinden geri kalmayan ancak bir yandan da izleyenlere çok eğlenceli saatler geçirtmeyi başaran bir film var karşımızda.

Susanna Fogel, filmin hem senaryosunu yazmış hem de yönetmiş. Yanına da Hollywood’un çok yetenekli, komik iki kadınını, Mila Kunis ve Kate McKinnon’ı almış. Kunis ve McKinnon’a Justin Theroux, Sam Heughan ve Gillian Anderson eşlik ediyor. Audrey (Mila Kunis) ve Morgan (Kate McKinnon) Los Angeles’ta yaşayan iki yakın arkadaştır. Audrey hayatındaki her şeyi yarım bırakan bir kasiyer, Morgan ise ünlü olma hayalini gerçekleştirememiş bir oyuncudur. Sıradan ve sıkıcı sayılabilecek hayatlarının değişeceğinden haberi olmayan sıkı dostlar, Audrey’nin 30. yaş gününü kutlarken akla hayale gelmeyecek bir maceraya atılır. Audrey, yakışıklı ve gizemli erkek arkadaşı Drew (Justin Theroux) tarafından terk edilmiştir. Üstelik de tek bir telefon mesajıyla.

Bu durumu hazmetmekte zorlanan Audrey Morgan’la birlikte Drew’dan kalan eşyaları yakmaya karar verir. Tam bu sıradan Drew’un eşyalarının arasında ortaya çıkan bir heykelcik, onun içine gizlenmiş uluslararası sırlar ve bu sırların peşine düşmüş silahlı adamlar ortaya çıkınca kahramanlarımızın tek çaresi Avrupa’ya kaçmak olacaktır. Ancak macera orada da devam eder ve Audrey-Morgan ikilisi hiçbir fikirleri olmayan casusluk konusunda birer ustaya dönüşmeye başlar. ‘Beni Satan Casus’, iki saat boyunca hiç azalmayan bir tempoyla devam ediyor ve silahlı çatışmalar, araba takip sahneleri ve ustalıkla kotarılmış dövüş sahneleriyle gerçek bir ajan filmi kadar iddialı duruyor. Buna bir de Kate McKinnon’ın komedi yeteneği sayesinde mükemmelleşen göz alıcı performansı da eklenince ortaya çok eğlenceli bir film çıkıyor. İyi seyirler.

YAKIN PLAN MILA KUNİS

■ Gerçek adı Milena Markovna Kunis

■ Ukrayna doğumlu

■ 34 yaşında

■ 2000’lerden beri bütün ‘Dünyanın en seksi kadınları’ listelerinde yer aldı.

■ Gözlerinin biri yeşil biri kahverengi

■ Ashton Kutcher ile evli ve iki çocuk annesi.

■ ‘Siyah Kuğu’ filmiyle Bafta ve Altın Küre’de ‘En İyi Yardımcı Kadın Oyuncu’ ödülüne aday gösterildi.

VİZYONDAN SEÇMECE

Dovlatov

Yönetmen: Aleksey German

Oyuncular: Milan Maric, Danila Kozlovsky.

MEG: DERİNLERDEkİ DEHŞET

(The Meg)

Yönetmen: Jon Turteltaub

Oyuncular: Jason Statham, Ruby Rose, Rainn Wilson, Cliff Curtis.

EV KADINI

(Housewife)

Yönetmen: Can Evrenol

Oyuncular: ClÈmentine Poidatz, Defne Halman.

UNUTULMAZ REPLİKLER

TITANIC (1997 / IMDB PUAN: 7.8)

Yönetmen: James Cameron

Oyuncular: Leonardo DiCaprio, Kate Winslet

Jack: Hiçbir şeyin yoksa kaybedecek bir şeyin de yoktur. Ama her şey aslında kazanabilmen için senindir.

Rose: Bir kadının kalbi sırlar dolu bir okyanustur.

MENDİLLERİNİZİ HAZIRLAYIN!

TÜRK SİNEMASI'NIN EN HÜZÜNLÜ 5 FİLMİ

CANIM KARDEŞİM

ERTEM EĞİLMEZ 1973

1973 Tarık Akan ve Halit Akçatepe’nin muhteşem performanslarıyla ve acıklı hikâyesiyle sinema tarihine geçmiş bir klasik. hasta küçük kardeşi için her şeyi göze alan bir ağabey ve onun en yakın arkadaşının dostluğunun ve fedakârlığının hikâyesi.

UÇURTMAYI VURMASINLAR

TUNÇ BAŞARAN 1989

Annesiyle birlikte hapishanede yaşayan küçük Barış’ın gözünden anlatılan bu hikayede kadın mahkumların dostluğu ve dayanışmasını izlerken bir yandan da tutsaklığın hüznünü görüyoruz. İnci ile küçük Barış’ın kurduğu dostluk insanın içini burkuyor.

SELVİ BOYLUM AL YAZMALIM

ATIF YILMAZ 1975

Aşk filmi dendiğinde akla ilk gelen film ‘Selvi Boylum Al Yazmalım’ olsa gerek. Sevdiğini beklemek, ondan ayrı düşmek, her şeyini feda etmek, yitirmek ve en sonunda sevgiyi yeniden tanımlamak. nesillerce akıldan çıkmayacak bir destan gibi.

HIÇKIRIK

ORHAN AKSOY 1965

Hülya Koçyiğit, Ediz hun ve Kartal Tibet’in hayat verdiği karakterlerin etrafında şekillenen bir aşk üçgeni. İhanet ve entrikalarla dolu bu öykünün sonunda herkes mutsuz, umutsuz ve yaralı.

DÖNÜŞ

TÜRKAN ŞORAY 1972

Yeşilçam’ın en büyük yıldızlarından Türkan Şoray’ın ilk yönetmenlik denemesi olan ‘Dönüş’, kocası Almanya’ya işçi olarak giden bir kadının tek başına hayatta kalma mücadelesini ve uğradığı büyük ihaneti anlatıyor. Özellikle finalinde gözyaşlarınıza hakim olabilmeniz mümkün değil.