Atanmayan öğretmenler

30 Mart 2015, Pazartesi 05:00
AA

“Ey atanmayan öğretmen! Devlet sana iş bulmaya mecbur mu kardeşim! Bir doktor, bir mühendis nasıl devletten iş istemiyorsa senin ne hakkın var!”

Yukarıdaki görüş, iktidarın 300 bin öğretmeni atamamak için ürettiği haksız ama etkili bir neoliberal fikir salatasıdır. Bu fikir çürütülemediği için öğretmeni haksız sanan çok. Üç başlıkta çürütelim.

1 - Devlet iş bulmaya mecbur


Cumhurbaşkanı Erdoğan sürekli “76 yeni üniversite açtık” diyor.

Şimdi açtıkları o yeni üniversitelere bakalalım. Sadece son 5 yılda eğitim fakültesi sayısını 40’tan 75’e çıkardılar. Bu okullarda 220 bin öğrenci okuyor.

Adım başı fen-edebiyat fakültesi açtılar. Bu okullarda tek iş şansı öğretmenlik olan 240 bin öğrenci okuyor.

Yetmedi; açtıkları ‘ilahiyat, iletişim’ gibi faküteleri cazip kılmak için formasyonla öğretmenlik hakkı tanıdılar.

Hepsi mezun verince işsiz öğretmen sayısı 4 yıl sonra 1 milyon olacak.

Yok öyle yağma. Eğittiğin gençlere devlette, özel sektörde alan üreteceksin.

Hatta ‘yetmez ama evet!’; hava attığın üniversitelerdeki ‘iktisat’ ‘işletme’ mezunlarını da düşüneceksin.

2 - Kalkınmak için eğitim şart!


Eğitimdeki kısır döngü şu: Mühendis yetiştiren fakülte pek açamıyorlar, çünkü yeterli öğretim elemanı yok. Eleman yok, çünkü öğretmen açığı olduğu için iyi öğrenci yetişmiyor.

Bu yüzden 300 bin öğretmene bütçe hesabı yapılmadan acil istihdam sağlanmalı. Çukurdan böyle çıkarız.

Son yılların yıldız ülkeleri Çin, Hindistan, Kore, İrlanda önce eğitimi düzeltip 10 yıl sonra kalkınmaya başladı.

Ama en uzun vadesi 7 Haziran olana, 10 yıl çok uzundur.

3 - ‘Dahi bakan'a kaynak önerisi

Eğitim Bakanı Nabi Avcı soruna dahiyane bir çözüm üretti! “Eğitim fakültelerinin bazı bölümlerini kapatalım” diyor. Bak sen!

Reisin kurduğu okulları kapatacak. Biri üniversite açtık diye oy avlarken öbürü “Yanlış hesapla açtık, kapatıp faturayı gençlere keselim” mantığında.

Ama yok öyle yağma. Devlet destekli seçim kampanyasından, AKsaray’dan, beslediğin cihatçının silahından kesip eğitimin geleceğine yatırım yapacaksın.

Öyle ya da böyle, dünyayla rekabet edecek sayıda eğitimci kapasitemiz oluştu. Bu avantajı, kullanacaksın.

Öğretmen eğitimine saygı duyacaksın.

‘Aç-kapa’ diye saçmalamayacaksın.

* * *

Sözün özü, bu ‘atanamayan’ değil ‘atanmayan’ öğretmen meselesidir.

Üniversite açtım diye oy isteyen parti çıkıp “Üniversiteye girerken bana mı sordun?” diyemez.

Bunu diyene şöyle denir: “Evet sana sormadım. Ama koca devleti yönettiğiniz için sizi muteber adam sandım.