Büyük yalan büyük suç

19 Eylül 2015, Cumartesi 05:00
AA

İktidar, Türkiye’nin en büyük yayın kurumlarını teröre destekle suçlayıp tehdit ediyor. Kimse ortalama haber ihtiyacına yönelik hizmet veren merkez medyanın teröre bulaştığı yalanına inanmaz. Bunu iktidar da biliyor ama yapılanın bir sebebi var. Marmara Denizi’nin ortasında 6 yıl önce işlenen büyük bir suç örtülmeye çalışılıyor. Suç o kadar büyük ki örtmek için devasa büyüklükte yalan gerekiyor.

Yıl 2009’du...

Terör örgütü lideri Öcalan, İmralı’da ‘Kürt sorununun çözümü’ için yol haritası hazırlamıştı. Harita Kandil için emirdi. Haritada ‘demokratik özerklik’ tarifi yapan örgüt lideri, ‘özsavunma gücü’ kurulmasını istiyordu. Öcalan devletin polisine alternatif silahlı kolluk kuruyordu. Bunu da devletin gözetimindeyken yapıyordu!

Özgür bir ülkede ‘özerklik’ hatta bölünme bile konuşulabilir. Fikre karşı olsak da tartışılmasına itiraz edemeyiz. Ama terör liderinin Marmara’nın ortasındaki hapishanede silahlı örgüt kurmasına göz yumulabilir miydi!

Sonuçta suç işleniyordu.

Ama hayır! Talimatların Kandil’e ulaşmasına engel olunmadı. Engel olunmadığı gibi, o yol haritasına paralel olarak AKP’nin ‘Açılım Süreci’ başlatıldı.

Yıl 2013’tü..
. Süreçlerden Çözüm Süreci’ydi... Kandil’dekiler her adımında ‘özsavunma’dan açıkça bahsediyordu. Hapisteki liderlerinin emrini tereddütsüz uygulayacaklardı.

Yıl 2014’tü... AKP’li siyasiler Öcalan’ı övme yarışındaydı. Öcalan’ın emriyle kurulan ‘özsavunma’ birimi YDG-H ise sokakta silahlı devriye geziyordu. Bugün terörle suçlanan gazeteler olayları halka duyuruyordu. İktidar ise önlem almak bir yana, “Analar mı ağlasın?” diyerek, basına vatan haini muamelesi yapıyordu.

 Tarih 25 Ekim 2014’tü...

Yüksekova’da çarşı iznindeki silahsız 3 asker şehit edildi. Cinayet failini devletin Genelkurmay’ı “Yüksekova Özsavunma Birimi” olarak resmen açıkladı. Devletin askerini, devlet gözetiminde İmralı’dan verilen emirle kurulmuş örgüt öldürmüştü.

‘Özsavunma’nın cinayetleri o gün yeni başlamıştı. Arkası gelecekti...

Özsavunma bugün bölgede saat başı saldırıp suç işliyor. Özsavunma’nın her suçu, AKP’li bakanların övgülerine mazhar olan Öcalan’ın İmralı’da 2009’da verdiği emirle hukuken bağlantılı. Durum öyle vahim ki artık şu sorular sorulur:

PKK’ya ne karşılığında ödün verildi? Öcalan’ın deyimiyle ‘İslam bayrağı altında’ nasıl bir Ortadoğu rejimi planlandı?

Taktik budur!


Sen İmralı’da silahlı örgüt kurulmasına engel olma, o örgütün gelişmesine alan aç; o örgüt seri cinayet işlesin; ama ‘teröre desteği basın veriyor’ olsun öyle mi!

Kabahat o kadar büyük ki üzeri ancak büyük bir yalanla örtülebilirdi.

Habercileri terörle suçlama gibi büyük bir yalana bu yüzden ihtiyaçları var.

“En iyi savunma hücumdur” mantığıyla zeytinyağı gibi üste çıkmaya çalışıyorlar.

Hem böylece ne berbat ekonomimiz konuşuluyor ne de yolsuzluk.

Kişisel verilere ilişkin aydınlatma politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için Kişisel verilere ilişkin aydınlatma metnimizi inceleyebilirsiniz.