CHP ve MHP hafta sonu sahada

11 Temmuz 2014, Cuma 00:15
AA

Deniz Baykal, 1998’de CHP kongresinde sahneye ’sol sol sol’ nidaları ve Ricky Martin müziğiyle girmişti. Müthiş şovun etkisinde kalıp iktidardan emin olan bir arkadaş, CHP’li dayısının İstanbul’da 15’inci sıradan milletvekili seçileceğine garanti gözüyle baktığı için torpil taleplerini almaya başlamıştı bile. CHP ilk seçimde baraj atında kaldı. CHP ve MHP’nin adayı Prof. Dr. Ekmeleddin İhsanoğlu’nun kampanya sunumunu izlemek için dün kalabalık bir gazeteci grubu olarak Çırağan Sarayı’ndaydık. İhsanoğlu’nu nitelikli bir bilim konferansında gibi tane tane meramını anlatırken dinleyince Baykal’ın işe yaramayan şovu akla geldi. Ekmel Bey’in kampanyasının stratejisi, şovun tam tersine kaçan bir ağır başlılık üzerine kurulu. Kampanyanın nasıl gideceğini merak edip sunum sonrası Devlet Bahçeli’nin danışmanı, eski MHP İstanbul İl Başkanı Abdurrahim Başkan’la sohbet ediyoruz. Abdurrahim Başkan, kampanyanın İstanbul’daki koordinatörü.

MHP’li Meral Akşener’i, Ekmel Bey’in yanında ilk kez görünce aklıma geliyor, soruyorum. “MHP’lileri Ekmel Bey’in yanında bugüne kadar neden hiç görmedik?” sorusuna Abdurrahim Bey “Hep yanındaydım basın görmüyor” diye sitem ediyor. CHP ve MHP örgütlerinin neden sokaklarda aktif görünmediğini soruyorum. “Yoksa Ekmel Bey yalnız mı bırakıldı?” Anlatıyor; yarından itibaren iki parti örgütü de sahaya inecekmiş. İki parti aralarında toplantı yapıp görev bölüşümü yapmış. Kampanyalara her ilde güçlü olan parti yön verecekmiş. Örneğin Erzurum’da öncülüğü MHP yapacak, CHP destek verecek; İzmir’de Eskişehir’de yük CHP’nin omzunda. Ekmel Bey, el sıkarak Anadolu’yu dolaşmaya devam ederken Kılıçdaroğlu ve Bahçeli mitinglere başlayacak. Ekmel Bey, partiler üstü olma iddiasındaki konumu düşünülerek mitinglerde yer almayacak. İl ve ilçe teşkilatları da görev bölüşümü için ayrı toplantılar yapıyormuş. Öyle ya da böyle iki parti Türkiye’nin her yanında örgütlü. Örgütleri üst üste koyup çalıştırabilirlerse iyi iş çıkabilir. Ayrıca küçük partilerden de küçük destekler değerli. Böylece AKP’nin en büyük gücü olan taşra teşkilatlarıyla belki başa çıkabilirler.

Şov iyi mi kötü mü?

Yazının girişindeki Baykal örneği şovun pek bir anlamı olmadığını gösterdi. Ama aksi de var. 2002’de Cem Uzan, İbrahim Tatlısesli şovlarla miting yapardı. Gazeteciler dağıtılan berbat döner ekmekten yerken “Buna millet oy verir mi?” diye şakalaşırdı. Millet sosyal tabansız bir partiye yüzde 7 oy verdi. MHP ve DYP’yi baraj atında bırakıp AKP’ye yüzde 34.5’le tek başına iktidar verdi. Ekmel Bey tarzı gereği şov yapmazken, CHP ve MHP teşkilatlarının şova ihtiyacı var. Kampanya çok önemlidir.