Erdoğan'dan Gül'ü sıkıştıran manevra

17 Nisan 2014, Perşembe 05:00
AA

Abdullah Gül 2 Nisan’da “Artık Başbakan’la konuşma zamanı geldi. Sanırım onun adaylığını manşetlerden öğrenmem” diyerek Cumhurbaşkanlığı seçimiyle ilgili ilk taktik çıkışını yapmıştı. Erdoğan ise manevralara dün başladı. Önce “Erdoğan-Gül arasında sorun yok” iddialarını çürütebilecek miyiz bakalım?

- Sadece 2 Nisan açıklaması bile 40 yıllık iki siyaset yoldaşı arasındaki sıkıntıyı gösterdi. Açıklamayı Erdoğan’a “Masaya gel, yoksa ben kendi başıma siyasi hamlemi yaparım” çağrısı olarak anlamak yerinde olur. Erdoğan’ın artık ele güne karşı “Konuşmuyorum. Adaylığımdan sana ne?” çıkışı yapması nezaketen büyük sıkıntıdır.

- Hâlâ “Tam uyum içindeyiz” derse Gül’e sorarlar, “Sıkıntı yoksa siz Erdoğan’a neden manşetlerden çağrı yapmak zorunda kaldınız?” diye. Telefonla bile konuşabilirdiniz. Bunu yapmadıysa en azından diyalog sorunu var demektir. Ayrıca unutmayın... Erdoğan 2010’da “Gül Çankaya’ya tekrar aday olamaz” diyen yasa çıkarmıştı. Anayasa Mahkemesi yasayı iptal etmese Gül’ün politik geleceği zaten bitmişti. Herkes yapılanı unutsa, Gül unutmamıştır.

- Sorunun devam ettiğini Abdullah Gül’ün dünkü açıklaması da ortaya koydu. Gül “Başbakan’la konuşacağız dedim. Yapmadık ama yakında konuşacağız. Ne düşündüğüm muhakkak önemli” diye üsteledi. Böylece Erdoğan’ın iki haftadır Gül’e danışmadığını anladık. Oysa iki siyasi geçen hafta Çankaya’da olağan görüşme yapmıştı. Konuşmamışlar! Ya Abdullah Gül kaale alınmamış, ya da pazarlık sürüyor.

İkisi birden kazanamaz

Ve Erdoğan dün ilk taktik hamlesini milletvekillerine “Adayım Erdoğan’dır” anketi doldurtarak yaptı. İsmi açık, imzalı bir ankette bir AKP’li Erdoğan’a karşı çakamaz tabii ki... Erdoğan, imzaları alıp parti desteği arkasında Abdullah Gül’le görüşecek. “Ne düşündüğü” en son sorulan Abdullah Gül, farklı fikirler üretirse partiye karşı çıkmış olacak. Bazı partililer “Adayım Gül’dür” deme cesareti göstermişse ne ala. Değilse Erdoğan işi bitirmiştir. Analizi “Danışıklı dövüş yapıyorlar” diyenler için bir notla bitirelim.

Unutmayın siyasilerin ne oldukları kadar nasıl göründükleri önemlidir. Çekişme görüntüsü, Gül ve Erdoğan’ın birlikte bu süreçten kazançlı çıkması ihtimalini ortadan kaldırdı. Bir ‘kazan-kazan’ formülü yok. Neden mi? Erdoğan Köşk’e çıksa, Abdullah Gül Başbakan olsa çekişme görüntüsü yüzünden deriz ki: “Erdoğan, Gül’ün başbakanlığını engelleyemedi. Kaybeden Erdoğan’dır, kazanan Gül.” Abdullah Gül Köşk’te, Erdoğan Başbakanlık’ta kalsa deriz ki: “Köşk hayali yine suya düştü. Kaybeden Erdoğan’dır.” Erdoğan Köşk’e çıksa Abdullah Gül emekli olsa deriz ki: “Noter damgası yeme pahasına 7 yıl Erdoğan’a destek oldu, sonunda ne oldu!” Bu arada kim aday olursa olsun seçimi kaybedebilir. Buna ne dersiniz?