Hakim de kim, katibim var!

27 Nisan 2015, Pazartesi 05:03
AA

İstanbul Adalet Sarayı’nda cumartesi gecesi vahim şeyler oldu. Durun; sıkıcı hukuk konusu diye peşinen okumayı bırakmayın. Olay, karpuz fiyatlarından can güvenliğimize kadar her şeyi etkiler.

Olay şöyle: İstanbul Asliye Ceza Mahkemesi, cemaat tutuklularını tahliye etti. Başsavcı; adli katipler ve memurlara bastırıp kararı uygulatmadı. Karar hatalı olabilir. Ama normal bir hukukta bir mahkeme kararını ancak üst mahkeme düzeltir. Son örnekte ise katipler, yüksek hakimlerin yerini tuttu.

Neymiş? ‘Hukukun üstünlüğü’ ilkesi, artık ‘katiplerin üstünlüğü’ olmuş!

Hukuk değil güç zamanı

Erdoğan, AK Saray inşaatının durdurulmasına hükmeden yargıçlara “Güçleri yetiyorsa yıksınlar” demişti. Bu sözleri Efkan Ala, “Anayasayı tanımıyorum” diye taçlandırmıştı.

Cemaatin cumartesi yaptığı bir güç denemesiydi. İktidarın yaptığı ise hatalı olabilecek bir yargı kararını bariz hukuksuz işlemle bertaraf etmekti. İktidar güçlü olduğu için başarılı oldu. Bu yüzden aşağıdaki uyarıyı iktidar hak ediyor.

Şöyle ki; Efkan Ala seçimden sonra İçişleri Bakanı olunca polisler “Bakan anayasaya göre benim amirimdir. Anayasayı artık tanımadığımıza göre seni takmam” dese ne olacak? Ya anayasayı tanımayan bir tapu müdürü çıkıp kafasına göre vatan toprağını dağıtırsa?

Ya bir grup kendini bilmez asker Erdoğan’a “İşler güçle yürüyorsa ben güçlü bir kurum olarak ne yapayım” dese ne dersiniz? Beyler, hukuku lütfen incitmeyin!

Ne yaptın cemaat!

Hükümetin, Ergenekon’da taşeron olarak cemaati kullandığı günlerde Başsavcı İlhan Cihaner bariz hukuk ihlaliyle tutuklanmıştı. Cemaat Yargıtay Başkanlar Kurulu’ndan kaçırmak için dosyayı postada oyalamıştı. Yargıtay, tahliye kararı almak için uzun süre adli kuryenin yolunu gözlemişti. O dönem postacılar eliyle Cihaner’e yapılan, bugün katipler üzerinden cemaate yapıldı. Etme bulma dünyası budur.

Karpuz ve hukuk

Son olarak “Hukuk çok sıkıcı, halkın gündemine gel” diyenlere bir çift söz.

Hukuksuz yerde, iktidara yakın gıda şirketi çocuğunu zehirlese, tek çaren oturup ağlamaktır.

Hukuksuz yerde, iktidara yakın şirketin sattığı süpürge bozuk çıksa tek çaren yenisi için para biriktirmendir.

Hukuksuz yerde, güçlü biri evine el koysa en güçlü mafyaya gidersin artık.

Hukuksuz yerde yatırım olmaz, dolar fırlar, bu da yazın karpuz fiyatına yansır.

Herkesin hukuk yerine birbirinin gücünü sınadığı yer Suriye olur.

Bilmem anlatabildim mi? Hukuk su gibi ihtiyaçtır.