Ağır gündeme kısa bir mola

26 Mart 2011, Cumartesi 05:00
AA

Pazartesi günü Ankara’da Amerika Birleşik Devletleri Büyükelçisi Francis Ricciardone’nin resepsiyonuna katıldığım için TÜSİAD’ın İstanbul’daki 40. yılı nedeniyle verilen gala yemeğini kaçırdım. TÜSİAD’ın anayasa teklifinin seçime kadar olan süreçte en hararetli tartışma konularından biri olacağını düşünüyorum.

Türkiye’nin diplomasi programı da çok yoğun. Başbakan Recep Tayyip Erdoğan pazartesi Irak’a, ardından da İngiltere’ye gidiyor. Erdoğan’ın temaslarından çok önemli sonuçlar çıkacak. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül ise Gana ve Gabon’dan sonra 3- 7 Nisan tarihleri arasında Endonezya’yı ziyaret edecek. Ankara havadisleri şimdilik bu kadar. Libya’daki savaş, Yemen, Suriye, Bahreyn’deki karışıklıklar, Japonya’daki nükleer felaket ve Türkiye’deki seçim süreciyle ilgili yazılara -hafta başına kadar-ara verdim. Müsaadenizle son birkaç haftada gördüklerimi, yaşadıklarımı paylaşmak istiyorum.

[[HAFTAYA]]

Best Buy gidiyor, IKEA geliyor

Best Buy, Amerika’nın en başarılı elektronik mağazalarından biridir. Amerika’ya her gidişimde girip saatlerce zaman geçirdiğim bir yer. Türkiye’ye geleceğini öğrenince çok sevinmiştim. Önce İzmir’de, sonra Ankara’da mağaza açtılar. Hatta Ankara’daki yerleri, ürün çeşitliliği ve çalışanların performansıyla bence Türkiye’nin en başarılı elektronik mağazası oldu.

Best Buy’un Türkiye’de ticari hedefleri tutturamadığı için mağazalarını kapatacağını duydum ve doğrusu üzüldüm. Sektörü yakından izleyenler, Best Buy’un ilk mağazasını, tüketim eğilimleri çok farklılık gösteren İzmir’de açmasının hata olduğu görüşünde. Çok sevdiğim başka bir mağaza olan İsveçli IKEA, Ankara’daki ilk mağazasını bu hafta Anatolium Alışveriş Merkezi’nde açıyor.

IKEA’nın yöneticileri Özge Kocaoğlu ve Senem Sadıklar ile geçen hafta sohbet ettik. Türkiye pazarını çok önemsediklerini ve hedeflerinin yüzde yüz tüketici memnuniyeti olduğunu anlattılar. IKEA, sade, konforlu ve kaliteli ürünleri makul fiyata müşterilerine sunan bir marka. IKEA tasarımcılarından, yaşam alanlarımızı daha rasyonel kullanmak konusunda çok şey öğrendik. Şimdi Ankara’ya gelmeleri iyi olacak. Hem istihdam yaratacaklar hem de başkentte perakende ekonomisini hareketlendirecekler.

‘Ya Sonra’yı beğendim

Özcan Deniz’in yönetmenliğini ve başrolünü üstlendiği “Ya Sonra” filmini gördüm. Oyuncuları Deniz Çakır ve Barış Falay’ın performansını çok beğendim. Eğlenceli akıp giden bir film buldum karşımda. İzleyicide bıraktığı tat bakımından Amerikan sinemasındaki benzer örneklerinden farkı yok. Özcan Deniz, ilk sinema filmi denemesinden başarıyla çıktı ve önümüzdeki projelerinin daha da iddialı olacağının işaretlerini verdi.

tv8 çıtayı iyice yükseltti

Yıllardır yayın yaptıkları Fulya’dan Ayazağa’ya taşınan tv8’in yeni mekânını geçenlerde ziyaret ettim. tv8 Genel Müdürü Abiş Hopikoğlu ve ekibi muhteşem bir işe imza atmış. Hopikoğlu, stüdyolardaki en küçük detaylarla bile bizzat ilgilenmiş. Abartmadan söyleyeyim; Türkiye’nin ötesinde, dünyanın en iyi televizyon binalarından birini yaratmışlar. Her şey dört dörtlük olmuş. Stüdyolar, renk seçiminden ses yalıtımına kadar kusursuz. Böyle bir bina ve teknik olanaklar çok daha köklü medya gruplarında bile yok. Yatırımı sırtlayan MNG’nin patronu Mehmet Nazif Günal, tv8 örneği ile Türk televizyonculuğunun çıtasını bir basamak yukarı taşıdı.

McKennitt konuğum olacak

Dünya müziğinin en başarılı isimlerinden İrlanda asıllı Kanadalı besteci ve yorumcu Loreena McKennitt yarın sabah 10.00’dan itibaren Kanal 24’teki televizyon programıma konuk olacak. Bundan uzun süre önce, 1996 yılında da kendisini radyo programıma konuk etmiştim. Albümleri bugüne kadar 15 milyondan fazla satan ve Türkiye’ye özel bir sempatisi olan sanatçıyla kültür ve sanattan güncel müzik konularına kadar pek çok şeyi konuşacağız. Bu arada, sanatçının Türkiye’deki albüm haklarını bundan böyle Odeon Plak şirketi temsil edecek. Loreena McKennitt’in gelişini organize eden Zeynep Göktürk ve Yasemin Arslan’a teşekkür borçluyum.