Avrupa kapısı aralanabilir

01 Kasım 2012, Perşembe 05:00
AA

Avrupa Birliği projesine tam destek veren bir Türk vatandaşı olarak zaman zaman canım çok sıkılıyor. AB’nin çifte standartlarına sinirleniyorum ama daha çok çalışmamız gerektiğini de düşünüyorum. Çünkü bu üyeliği isteyen ve başvuruda bulunan biziz. Türkiye ile Avrupa Birliği ilişkilerinin düşük seviyede seyrettiği bir dönemde, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın Almanya’da yaptığı temaslar beni gelecek için umutlandırdı. Gelecek hafta da Avrupa Birliği Bakanı Egemen Bağış İngiltere’de yoğun görüşmeler yapacak.

Türkiye’nin bugüne kadar demokratikleşme alanında attığı adımlarda Avrupa Birliği’nin ciddi etkisi oldu. Yiyip içtiklerimizden kullandığımız eşyalara kadar neredeyse her kalemde bir kalite artışı sağladık. AB motivasyonuyla kendi hayat standartlarımızı yükseltmenin yolunu bulduk. Bundan sonra AB üyelik sürecinin istikrarlı bir şekilde devam etmesi, yabancı yatırımcıları da olumlu yönde etkileyecek; stratejik kararlarında belirleyici olacak. Türkiye’nin, Ortadoğu ve İslam coğrafyasında ilgi ve itibar görmesinde bile AB ile kurulan bu ilişkilerin etkisi var.

[[HAFTAYA]]

***

Recep Tayyip Erdoğan, Avrupa’da seçimle işbaşına gelen ve en uzun süre görevde kalan politikacılardan. Türkiye’nin özellikleri ve potansiyeli nedeniyle Başbakan’ın ziyaretine Alman tarafı çok önem verdi. Erdoğan, başkent Berlin’deki Türk büyükelçilik binasının açılışını yaptı. Burada Alman kamuoyuna ve siyasetçilerine dikkat çekici mesajlar verdi. Erdoğan’ın iki kritik açıklaması var ki, bunları ilk kez resmi bir toplantıda dile getiriyor.

- Avrupa Birliği’ne tam üyelik için son tarih olarak 2023’ün telaffuz edilmesi: Cumhuriyetin 100. yılının da kutlanıyor olması nedeniyle bu tarihin Türkler bakımından özel bir önemi olacak. AB ile en uzun üyelik müzakeresini yürüten Türkiye, zaten o tarihe kadar tam üye olamayacaksa bu süreç fiilen sona erecek.

- Türkiye’nin, euro kullanan ülkelerin oluşturduğu Eurozone’a girmeyeceğini açıklaması: Erdoğan gerçi İngiltere üzerinden dolaylı bir gönderme yaptı ancak Ankara’nın, ortak Avrupa para birimine bakışını da ortaya koymuş oldu. Üyelik gerçekleşirse Türkiye kendi para birimini kullanmaya devam edecek. Erdoğan’ın üyelik tarihi ve euro bölgesi hakkında söylediklerinin uluslararası finans çevrelerinde ses getireceğine eminim.

***

Almanya, Türkiye’nin en büyük ortağı olmasının ötesinde, geleceğin dünyasının şekillenmesinde rol oynayacak bir aktör. Almanya’nın yakında Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin daimi üyesi olması bile söz konusu olabilir. Bugünkü ticaret hacmimiz 32 milyar euro civarında. Orada yaşayan Türkiye kökenlilerin sayısı 3 milyona yaklaşıyor.

Gelecek sene Türkiye ile Almanya ilişkilerinin başlamasının 250. yılını kutlayacağız. Umarım Alman politikacılar dar görüşlü tutumlarını terk edip aramızdaki bu olağanüstü potansiyelin gereğini yerine getirirler. Ben, ayrıca Fransa’nın -yakında- Türkiye’yi AB bağlamında yeniden kazanmak yönünde adımlar atacağını hissediyorum.