Binali Yıldırım

01 Temmuz 2017, Cumartesi 05:00
AA
Binali Yıldırım’ın AK Parti Genel Başkanlığı ve sonrasında da Başbakanlığı ilan edilince bazı kesimlerde “iddiasız ve teknokrat bir profil olacağı” yorumları yapılmıştı.

Binali Yıldırım geçen süre içinde tüm bu iddiaları öne sürenleri şaşırttı ve gerçekten başarılı bir performans ortaya koydu. Çok iyi teknokrat olmasının yanında ciddi devlet adamı kimliğiyle de öne çıktı.

Ekonomiden dış politikaya kadar farklı alanlarda bu döneme iz bırakacak inisiyatifler aldı. Yıldırım’ın bana göre en önemli çıkışlarından biri “Dış politikada dostları artıran, düşmanları azaltan” çaba içinde olacaklarını söylemesiydi.

Nitekim Türkiye, son dönemde Rusya ve İsrail ile memnuniyet verici bir normalleşme süreci yaşıyor. Irak ve Suriye’de çatışmaların sona ermesi için aktif rol üstleniyor. Bütün bu süreçlerde Binali Yıldırım’ın önemli katkısı var. Zor zamanlarda ve en stresli anlarda bile soğukkanlılığını korumayı bilen bir isim.

Türkiye’nin içinde bulunduğu coğrafya, bir adım atarken ya da tepki verirken olası etkileri iyi hesaplamayı gerektiriyor. Binali Yıldırım, bu gerçekler ışığında şimdiye kadar hep dengeli ve ölçülü oldu.

15 Temmuz’da darbe kalkışmasının yaşandığı anlaşıldığında televizyona çıkıp sakin ama kararlı tutumuyla milyonlarca vatandaşa güven vermişti. Yüzünde veya sesinde en küçük bir korku ya da panik ifadesi yoktu.

Binali Yıldırım’ı 1990’lı yılların başından beri tanırım. Cumhuriyet tarihinin en uzun süre görev yapan ve bana göre en dikkat çekici başarılara imza atan Ulaştırma Bakanı’dır. Bugün Edremit’ten Yüksekova’ya kadar ülkenin farklı noktalarına uçakla ulaşabiliyorsak bunda en büyük katkı Yıldırım’a aittir.

Demiryolları için de aynı şeyi söyleyebilirim. 50 yıl boyunca ihmal edilen ve çivi çakılmayan hatlarda bugün Yüksek Hızlı Tren çalışıyor.

Binali Yıldırım muhafazakâr demokrat bir lider. Türkiye’de milliyetçiler arasında demokrasi ve çok seslilik özelliği son yıllarda hızla erozyona uğrarken Binali Yıldırım bu kimliğini hiç kaybetmedi.

İktidarda olmak her zaman haklı olmak değildir. Yıldırım’ın birçok noktada partisi ya da hükümeti adına özeleştiri yaptığına tanık oldum. “Binali Yıldırım başka hangi özelliğiyle siyasete damgasını vurdu?” diye sorarsanız, hiç tereddüt etmeden “Güler yüzlülüğü ve mizah duygusu” derim. İnsanın kendini ti’ye alabilmesi bir gelişmişlik göstergesidir. Ancak özgüveni yüksek kişilerin ortaya koyabildiği bir durumdur.

İşte bu nedenle, Binali Yıldırım, asık suratlı ve sadece öfke üreten Türk siyasetine çok iyi geldi diyebilirim.