Binali Yıldırım: Türkiye santaja boyun eğmez

31 Ağustos 2018, Cuma 04:45
AA

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanı Binali Yıldırım Azerbaycan’a yaptığı seyahatten dönüşte Posta Gazetesi Ankara Temsilcisi Hakan Çelik’in sorularını yanıtladı. ABD ile ilişkiler konusunda hâlâ bir çıkış yolu bulunduğunu ancak tehdit, baskı ve zorlama yoluyla kimsenin Türkiye’yi dize getiremeyeceğini ifade etti.

Yeni sistemin ilk Meclis Başkanısınız. Parlamentoda da tabii çok önemli değişiklikler olacak, olmaya başladı. Bununla alakalı İç Tüzük başta olmak üzere Parlamentoda ne gibi yenilikler göreceğiz?

Meclis’in daha etkin çalışmasını sağlamak bakımından bazı yeni düzenlemeler yapılacak. Meclis’in çalışma şekliyle ilgili tabii yeni sistemde ciddi değişiklikler olacak. Bunların başında hükümet, hükümetin yasa tasarısı-taslağı gönderme diye bir şey yok. Bütçe kanunu hariç. Dolayısıyla kanunlar teklif şeklinde gelecek, bu tekliflerin ihtiyacı karşılaması için çok iyi bir mutfak çalışmasıyla hazırlanması lazım. Teklifi milletvekillerinin kendilerinin vermeleri mümkün. Bunun da esas usullerini yine bir yasal düzenlemeyle belirlememiz lazım, yoksa tıkanır. Yani sırf dikkat çekmek için filan gerçekte ihtiyaç olup-olmadığına bakılmaksızın sansasyonel teklifler verilebilir. Bunlara bir nizam-intizam getirip teklif verme esas usulleri şeklinde bir düzenlemeye ihtiyaç var.



’FAZLA ARAÇLARI KALMADI’

Türkiye ile Amerika Birleşik Devletleri arasında bir ucu Brunson, diğer ucu S-400, bir ucu F-35... Bir dizi başlıkta ciddi derinleşen, çok katmanlı sorunlar var. Bu sorunlar gerçekten geride bırakılabilir gibi görüyor musunuz? Yoksa Türkiye ile Amerika’nın artık ciddi bir yol ayrımına geldiği kanaatinde misiniz?

Gelinen nokta tatsız bir nokta, yani bu bir sır değil. İlişkilerimiz hiç olmadığı kadar gerilmiş durumda. Bu saatten sonra ne Amerika, ne Türkiye geri adım attı dedirtecek bir durum yok. Siyaset açısından bakarsak, bundan sonra hemen yapılacak bir şey, bir geri adım olarak nitelendirilebilir. Ben Türkiye için konuşmuyorum, Amerika için de. Yani Amerika işi zor bir noktaya getirdi, çok ileri adımlar attı, çok büyük laflar söyledi, dolayısıyla ellerinde fazla araçları kalmadı. Bundan daha fazla ne yapabilirler. Amerika tarafı Türkiye ile ekonomik olarak mücadele edeceğiz diyor. Zaten yapıyor. Yani, şu anda yapılanlar normal şeyler mi? Şimdi işin arka tarafına bakalım; burada Türkiye ile karşı karşıya gelme Amerika’nın açısından hiç akılcı bir durum değil. Dolayısıyla bana göre hâlâ bir çıkış mevcuttur. Ama bu süreci başlatmak Amerika’nın işi olmalıdır. Çünkü açık tehdit ortaya koyan biz değiliz.

‘BEDEL ÖDER BOYUN EĞMEYİZ’

Biz ne diyoruz?Kardeşim, bu darbenin sorumlusu hakkında hukuki süreci başlatın diyoruz. İki; bir devlet bankasının genel müdür yardımcısını hiçbir sebep yokken tuttunuz yargıladınız ve orası üzerinden de İran ambargosu falan diyerek Türk bankasını işin içine katmaya çalışıyorsunuz. Üçüncü de, dedik ki; şu YPGPYD meselesinde yapmayın, bunlar PKK ile aynı, aynı yerden yönetiliyorlar. Bu konuda maalesef bütün ikazlara rağmen herhangi bir olumlu gelişme sağlanamadı. Bütün bunlar ortadayken bir Brunson meselesi veya diğer birkaç Amerikan konsolosluklarında - büyükelçiliklerinde görevliler üzerinden bu krizi tırmandırdılar. Amerika bir hukuk devleti ise, Türkiye de bir hukuk devleti. Yanlış yerden giriyor. Türkiye’ye tehditle iş yaptıramaz. Bedel öderiz, belki ağır bedel ödeyeceğiz, ama boyun eğmeyiz; bir kere bunu bilmesi lazım Amerika’nın. Bizim karakterimizde tehditle, şantajla dize getirme bu millete sökmez. Ve nitekim bu konu gündeme geldiğinde gördünüz, işte bütün partiler gayet güzel bir duruş sergilediler, bu milli meseledir ve burada asla Amerika’nın bu tutumunu kabul etmemiz mümkün değildir diye herkes net bir duruş ortaya koydu. Bunun bize bir bedeli olacak, bir maliyeti olacak, ama büyük devlet olmanın, büyük bir medeniyetin mirasçısı olmanın bazı durumlarda bir bedeli olması kaçınılmaz oluyor. Yani bizi, isim vermeyeyim, bölgedeki bazı devletlerin yerine koymak ve bizden onların yaptığı davranışı beklemek çok büyük hata olur, olmuştur.


'DİYALOGLA ÇÖZÜM FIRSATI VAR'

Binali Yıldırım, ABD ile krizin aşılması konusunda şöyle dedi: “Yarım asırlık NATO’da, orada-burada bir ortaklığımız var, müttefikliğimiz var, bu konuların getirip bir meseleye, bir rahibe bağlanmasını ve hiç de yakışık almayan bir tarzda, devlet ciddiyetine yakışmayan tarzda bir çıkış yapılmasını kabul etmek mümkün değildir. Ben hâlâ diplomasi, siyaset ve diyalogla bu meselenin halledilmesi fırsatı olduğunu biliyorum. Burada da ilk adımı atma görevi Amerika’ya düşüyor. Yoksa, siz bizim adamı bırakın, sonrasına bakarız tarzında bir yaklaşım iş görmez.

Kişisel verilere ilişkin aydınlatma politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için Kişisel verilere ilişkin aydınlatma metnimizi inceleyebilirsiniz.