Bu kısır tartışma artık aşılmalı

09 Kasım 2013, Cumartesi 05:00
AA

Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç Türkiye’de siyasete damgasını vurmuş, son 25 yılın en önemli isimlerinden biri. Önceki dönemlerde Refah Partisi ve Fazilet’te kilit rolde yer aldı. AK Parti’de Abdullah Gül ve Recep Tayyip Erdoğan ile omuz omuza mücadelede oldu. Partiye büyük emek verdi.

En zor zamanlarda büyük sorumluluklar üstlendi. Bülent Arınç sadece iktidar partisinin değil, muhalefetin de güvendiği bir devlet adamıdır. Daha önce Türkiye Büyük Millet Meclisi başkanlığı gibi çok saygın bir görevi başarıyla yerine getirdi. Kabinede çok uzun süre farklı görevler üstlendi.

[[HAFTAYA]]

Soğukkanlı, sakin ve sağduyuludur. Çok iyi bir konuşmacıdır. Genellikle söylemlerini derin siyaset bilgisi ve hukukçu kimliğiyle birleştirir. Kısacası güven veren, iyi bir devlet adamıdır. Bülent Arınç’ın siyasi yolculuğu da tutarlı bir gelişim çizgisine işaret ediyor. Milli Görüş geleneğinin en güçlü profillerinden biri olmasına karşın AK Parti’de muhafazakar-liberal kanatlar arasında hep denge unsuru oldu.

İktidar partisinin muhafazakar demokrat kimliğinin şekillenmesine büyük katkı sağladı. Örneğin ben Arınç’ın duruşu ve söylemleri ile Alman Hıristiyan Demokratları arasında benzerlikler görüyorum.

Bülent Arınç dün TRT Türk’te Nasuhi Güngör’ün sorularını yanıtlarken çarpıcı açıklamalar yaptı ve kızlı erkekli evlerin durumu konusunda Başbakan Erdoğan ile arasında yaklaşım farkı olduğunun altını çizdi. Bülent Arınç ve Yalçın Akdoğan, İskandinav ülkelerini kapsayan tura çıkmadan önce Başbakan’ın sözlerine açıklık getirmek istemişti. Ancak Erdoğan tutumunda bir değişiklik olmadığını güçlü bir tonla vurgulamıştı. Gezi olayları sırasında da olayların yorumlanış tarzından ötürü Erdoğan ve Arınç arasında gerginlik olduğu izlenimi hakimdi. Şurası açık:

Siyasette birlikte yola çıkan ya da uzun yıllar beraber yürüyen arkadaşlar Abdullah Gül, Recep Tayyip Erdoğan, Bülent Arınç arasında söylem ve üsluplar arasında fark var. İdeolojik duruş ya da politik çizgileri çok benzese de temel meselelere yaklaşımlarında bu ayrım belirgin.

Bu durumu “AK Parti’de çatlak”, “isyan” gibi sözlerle ifade edenler var. Ben pek aynı fikirde değilim. Abdullah Gül, Tayyip Erdoğan ve Bülent Arınç’ı iyi tanıyorum. Zaman zaman tartıştıklarını ve ters düştüklerini biliyorum ancak bunlar dünyanın her yerinde yaşanıyor. Türkiye’de günlük siyaset çok sıcak ve yüksek tansiyonlu.

Böyle bir ortamda yanlış anlaşılma ve bazen yalpalama yaşanmasını anlaşılır buluyorum. Erdoğan ve Arınç birbirlerine derin saygı ve sevgi duyan, hukukları 40 yıl öncesine dayanan iki siyasetçi. Böyle sorunlar nedeniyle birbirlerine sırtlarını döneceklerini hiç sanmam. Süreç iyi yönetilmezse AK Parti ve doğal olarak Türkiye yara alır. Partinin ortak aklı, seçim öncesinde böyle bir gerginliğe izin vermez diye düşünüyorum.