Fransa'nın yıldız şefleri sarayda

21 Mart 2015, Cumartesi 05:00
AA

Beyoğlu’nda Galatasaray Lisesi’nin hemen yanı başındaki dar sokaktan yürürken fark etmemiş olabilirsiniz. Orada, Türkiye-Fransa ilişkilerinin 500 yıllık tarihinde çok önemli yeri bulunan harika bir yapı var. Fransız Sarayı (Palais de France) olarak bilinen bu bina içindeki tarihi duvar halıları, zarif tablolar ve dekorasyonla İstanbul’un Avrupai kimliğine gönderme yapıyor. Bahçesinde güzel ağaçlar ve baharda mis gibi kokan çiçekler görürsünüz. 16. Yüzyıl’dan bu yana İstanbul’da varlığını sürdüren Fransız Sarayı, Beyoğlu’nda gözlerden uzak, âdeta gizli bir vaha gibidir.

Fransa Büyükelçisi Laurent Bili’nin ev sahipliğinde önceki gece burada özel bir gala daveti verildi. Fransa Dışişleri Bakanlığı tarafından desteklenen ve 5 kıtada, 1000 menü ve 1000 şefi bir araya getiren “Fransız Tadı” (Gout de France) isimli faaliyet, dünyanın diğer ülkelerindeki etkinliklerle eşzamanlı düzenlendi. İsminden de anlaşılacağı üzere bu bir diplomasi, kültür ve gastronomi buluşmasıydı.

[[HAFTAYA]]

Fransa bu alanda muhtemelen dünyanın en gelişmiş ülkesi. Hazırladıkları yemekleri tatma fırsatı bulduğumuz şeflerden Olivier Pistre, aynı zamanda İstanbul’un iddialı otellerinden Beşiktaş’taki Shangri La Bosphorus’ta görev yapıyor. Kaz ciğerinden trüflü kalkan balığına kadar uzanan zengin menü, işte bu ekip tarafından hazırlandı ve Fransız Sarayı’nın altın süslemeli zarif salonunda servis edildi.

Sultan Abdülaziz’in 1867’de Paris ziyaretinin ziyafet ortamı İstanbul’da yeniden canlandırıldı. Yemeğe dünyada lider durumda bulunan Fransız grubu Moet Hennessey’in içkileri eşlik etti. 50 kadar çiftin davetli olduğu gecede Zülfü Livaneli, Kenize Murad, Prof. Dr. İlber Ortaylı, Sönmez Köksal, Leyla Alaton, Sani Şener, Vural-Meral Gökçaylı dikkatimi çeken isimler arasındaydı.

Fransa’nın Ankara Büyükelçisi Laurent Bili uzun yıllar Paris’te Cumhurbaşkanlığı Sarayı’nda danışmanlık yapmış olan çok saygın bir diplomat. Türkiye’yi iyi tanıyor ve akıcı Türkçe konuşuyor.

Bizi sarayda ağırlayan İstanbul Başkonsolosu Muriel Domenach da Türkçeye çok hâkim; ses getiren projeler üreten bir isim. Domenach’ın eşi Olivier Bouquet, Galatasaray Üniversitesi’nde tarih profesörü. Türkçenin yanında ileri seviyede Osmanlıca biliyor. Büyükelçi ve Başkonsolos, bu dönem Türkiye-Fransa ilişkilerine büyük katkı sağladı. Türk vatandaşları için büyük dert olan vize sorununu ellerinden geldiğince kolaylaştırdılar. Uzun süreli vizeler vermeye gayret ettiler.

Sonuçta şunu görüyorum: Türkiye ve Fransa’yı yakınlaştıran o kadar güçlü bağlar var ki, iki ülke arasında zaman zaman politik dalgalanmalar olsa bile ilişkinin temeli sağlam kalıyor.