Havacılıkta güvenlik

06 Mart 2015, Cuma 05:00
AA

THY geçmişte yaşanan ölümlü uçak kazalarından ciddi dersler çıkarmış bir havayolu. Zaman içinde güvenlik alanında çok ciddi yatırımlar yapıldı ve şirketin bir numaralı önceliği haline geldi.

En son Amsterdam’da yaşanan Boeing 737-800 kazasından sonra, teknik konular ve pilot eğitimi alanında radikal tedbirler alındı. Yönetim Kurulu’nun taviz vermediği temel konu şu; “Uçuş güvenliğini tehlikeye düşüren bir şey varsa maliyeti ne olursa olsun inişi zorlamayın, geri dönün ya da divert edin, Delhi gibi başka bir alana inin”. Şirketin bu konudaki prensibini Nepal’de yaşanan olay nedeniyle hatırlatıyorum.

[[HAFTAYA]]

THY’nin sadece 10 ay önce filoya katılan Airbus A330-300 tipindeki uçağı (TC-JOC) Nepal’e inişte pistte duramayarak toprak zemine saplandı. Yolcular uçaktan başarıyla tahliye edildi, olayda kimse hayatını kaybetmedi ama yaralananlar oldu. Bu sırada uçakta yangın çıksa veya patlama olsaydı büyük bir facia yaşanabilirdi. Şimdi yanıtı bulunması gereken bir soru var: Deneyimli kaptan pilot teknik imkanları çok yetersiz olan, dağların arasına sıkışmış bir havalimanına neden limitleri zorlayan görüş şartlarında inmekte ısrar etti?

Pilotlar, burası yerine çevredeki yedek meydanlardan birine inseydi yakıt ve otel konaklaması dahil en fazla 50 bin dolarlık bir maliyetle sorun çözülebilirdi. Teknik raporun açıklanmasını bekleyeceğiz, bu nedenle doğrudan pilotları da suçlamak istemiyorum. Toprağa gömülü uçağın oradan çıkarılması, mümkünse Türkiye’ye getirilmesi, milyonlarca dolarlık maliyet demek.

Uçağın gövdesinde yapısal hasar oluştuysa kullanılamaz hale de gelebilir. Bu da yaklaşık 245 milyon dolarlık uçağın kaybı ve THY gibi filosunda zaten geniş gövdeli uçak sıkıntısı olan bir şirketin iyice zorlanması anlamına gelecektir. Yaşanan bu üzücü olay, teknik şartları yetersiz veya çok limitli olan Afganistan-Kabil ve Afrika’daki bazı havalimanlarına yapılan uçuşları gözden geçirmek için bir fırsat olabilir. Tolga Özbek dün www.kokpit.aero sitesinde dile getirmiş. Sis gibi şartları çok zorlaştıran iklim koşulları iyi bilinen meydanlara yapılacak uçuşların saatlerinin yeniden ayarlanması da önemli bir tedbir olabilir.

* * *

Türk Hava Kuvvetleri’ne (THK) bağlı F-4 2020 tipinde bir askeri uçak dün Konya’daki eğitim uçuşunda düştü. İki pilot maalesef şehit oldu. Konya’daki kazada düşen F-4 2020 ile geçen hafta Malatya’da dağa çakılan RF-4E farklı özellikte. F-4 2020 uçakları İsrail ve Türkiye tarafından ortaklaşa modernize edilmişti. Bu sayede kullanım ömürleri uzayan bu uçakların 2020 yılına kadar hizmet vermesi planlandığı için isimlerinin sonuna bu tarih eklendi. Türk Hava Kuvvetleri’ne çağrı yapıyorum: Kazaların kesin nedenlerini öğrenip bu uçakların güvenliğini sağlayıncaya kadar bütün F-4’lerin uçuşlarını durdurun!