Hiç tanınmayan İklim'le sohbet nasıl koyulaştı?

11 Mart 2011, Cuma 05:00
AA

Cumhuriyet Halk Partisi’nin (CHP) eski Genel Başkanı Deniz Baykal’a seks komplosu kurmaya çalıştığı iddia edilen İklim Bayraktar’ın adını, ben de pek çok kişi gibi hayatımda ilk kez duydum. “Daha önce çalıştığım basın kuruluşlarından acaba hatırlayabilecek miyim” diye hafızamı zorladım; hiçbir şekilde çıkaramadım.
İklim Bayraktar, birçok konuda olduğu gibi çalıştığı kurumlar hakkında da tutarsız bilgiler veriyor. Zaten Oda TV de İklim Bayraktar’ın kadrolu olmadığını, parça başı haber anlaşmasıyla çalıştığını açıkladı.
Bu konu normal şartlarda çok önemli olmayabilirdi ancak ben şunu anlamaya çalışıyorum: Medya camiasında hiç ama hiç tanınmayan bir kişi nasıl oluyor da CHP’nin en tepe isimlerine bu kadar rahat ulaşabiliyor?
[[HAFTAYA]]
İklim Bayraktar, Deniz Baykal’la yaptığı tartışmalı görüşmenin dışında, CHP’nin şimdiki lideri Kemal Kılıçdaroğlu ile etraflıca sohbet etmiş. Partide ‘ikinci adam’ olarak kabul edilen Genel Başkan Yardımcısı Gürsel Tekin’le de uzun uzun konuşmuş.
CHP Genel Merkezi’nde özel kalemin listesine gidip bakarsanız Kılıçdaroğlu ile görüşmek isteyen çok sayıda gazetecinin ismini görürsünüz. Üstelik bunlar hepimizin tanıdığı, bildiği basın mensupları.
Kılıçdaroğlu, yoğunluğu nedeniyle bu gazetecilerin ancak bir bölümü ile görüşebiliyor. Siyasetin ağır gündemi ve sıkışıklığı ortada dururken partinin en önemli üç kişisi, İlkim Bayraktar ile bu kadar ayrıntılı iletişime nasıl vakit bulabildi, çok merak ediyorum.

İstanbul’da tam hayal kırıklığı
Ben 17 yıldır Doğan Grubu’nda çalışıyorum. Nebil İlseven de 2007- 2011 yılları arasında bizim grupta Genel Koordinatör olarak görev yaptı. Doğan Holding’de sanırım pek çok kişi Nebil Bey’in adını, gruptan ayrılıp CHP’nin İstanbul İl Başkanı olunca duydu. Zira ben de herhangi bir etkinlikte karşılaştığımızı ya da konuştuğumuzu hatırlamıyorum. Nebil İlseven’in CHP İl Başkanlığı 53 gün sürdü. Önceki İl Başkanı Berhan Şimşek’in görevi de 6,5 ayda sona ermişti.
2009 yerel seçim kampanyasında, dönemin Genel Başkanı Deniz Baykal, Zeytinburnu’ndaki kritik mitingde yanı başında duran Büyükşehir Belediye Başkanı adayı Kemal Kılıçdaroğlu’nu hiç konuşturmamıştı. Kılıçdaroğlu’nun adaylığının çok geç ilan edilmiş olması zaten bir hataydı. CHP’nin İstanbul konusundaki istikrarsızlığı ve ciddiyetsizliği -her şey bir tarafa- bu şehirde kendilerine oy veren milyonlarca insanı hayal kırıklığına uğratıyor.
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, İstanbul’da büyükşehir belediye başkanlığı görevindeyken “Bu şehri alan parti, Türkiye’yi de kazanır” demişti. Gerek nüfus gerekse ekonomik ve kültürel etkinliğiyle İstanbul, Türkiye’deki pek çok dengeyi kökünden etkiliyor. Bu gerçeği kavramak için uzun uzadıya kafa yormaya da gerek yok.
14 Mart Pazartesi sabahı Kılıçdaroğlu ile Ankara’da bir araya gelme imkânım olacak, kendisine özellikle İstanbul’da parti olarak neden bu kadar başarısız olduklarını soracağım.