İran’a dikkat!

02 Ocak 2018, Salı 05:00
AA
Güneydoğu komşumuz İran kaynıyor. Yönetim karşıtı gösterilerde şu ana kadar 10’dan fazla kişi hayatını kaybetti. Halk, hayat pahalılığı, işsizlik ve yolsuzlukları protesto etmek için sokakta. Ancak İran yönetimi çıkan olayların arkasında ülkeyi karıştırmak isteyen yabancı servislerin olduğunu ileri sürüyor.

İran’daki olayların arkasında doğrudan bir dış istihbarat kuruluşu var mı yok mu şu an bilmiyoruz ancak ABD ve İsrail’in gelişmeleri memnuniyetle izlediği açık. İran bölgenin en önemli ülkelerinden biri durumunda. Büyük potansiyeli ve ciddi petrol kaynağı bulunmasına karşın uzun yıllardır devam eden ambargolar ve ihtacat sınırlamaları nedeniyle ekonomi dibe vurmuş vaziyette.

Yeterince ihracat yapamıyorlar, tüketim mallarının temininde de ciddi sıkıntı var. Enflasyon ve işsizlik korkutucu seviyede. Bütün bunlar yetmiyormuş gibi Tahran hükümeti en az üç dört farklı cephedeki savaşları finanse ediyor.

Ülkenin belini büken asıl gelişme bence bu. Irak’ta merkezi yönetim, Yemen’de belli bir kesim İran tarafından finanse ediliyor.

Suriye’de Beşar Esad İran’ın kesintisiz desteği sayesinde ayakta kalabildi. Üç ülkedeki savaşın maliyetini karşılamak bırakın İran’ı ABD için bile kolay değil. Tahran bir taraftan da Suudi Arabistan ve İsrail ile dişe diş mücadelenin içinde.

Kısa süre içinde İran ekonomisinin düze çıkması zor. Zira ABD Başkanı Donald Trump önceki Başkan Barack Obama döneminde atılan bütün adımları tersine çevirdi ve İran’ı hedef tahtasına oturttu.



Komşumuz İran’ın kaosa sürüklenmesi bizi de olumsuz etkiler. İran ile önemli oranda ticaret yapıyoruz, yüzbinlerce İran vatandaşı Türkiye’yi ziyaret ediyor. Uzun yıllara giden tarihi ve kültürel bağlarımız var.

Zaman zaman Ankara ve Tahran arasında önemli konularda rekabet yaşansa da son dönemde iki ülke de ilişkilerin güçlenmesi için gayret gösteriyor.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın son Tahran ziyareti de çok iyi sonuçlar vermişti.

İran ile istihbarat ve terörle mücadele konusunda da işbirliğimiz var. Ayrıca DEAŞ’a ve PKK’nın uzantılarına karşı ortak mücadele yürütüyoruz. Suriye konusunda da Astana ve Soçi süreçlerinde İran ve Türkiye yan yana.



“İran’da bu kötü gidişi engelleyebilecek bir kişi var mı?” diye sorarsanız buna yanıt vermek zor.

Din adamları ve Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani arasında ciddi görüş ayrılıkları var. Ülkeyi karıştırmak isteyenler bu ayrılıktan da yararlanmak istiyor.

İçerde ve dışarda bu kadar çok sorunla kuşatılan İran’ın bu açmazdan kurtulmasının tek yolu halkıyla doğru iletişimden geçiyor. Protestoların üzerine abartılı şiddet kullanarak gitmek çok daha üzücü gelişmelere neden olur.

Eğer İran’da yaşananlar bölgenin dışardan dizayn edilmesinin bir parçası ise Türkiye, İran’ın istikrarının yanında yer alır diye düşünüyorum.