İsyan ettiren çifte standart

17 Kasım 2012, Cumartesi 05:00
AA

Ekonomik krizin derinleşmesi, şehir hayatının fiziki zorlukları ve giderek azalan gelirler, insanların doğrudan satın alma tercihlerini etkiliyor. Bu tüketici davranışı, özellikle konut ve otomobil seçiminde kendini hissettiriyor. Ekonomik krizin Avrupa kadar yoğun etkisini göstermediği Türkiye’de de durum böyle. “Türkiye’de satmaz” denilen 1+1 stüdyo satışlarında artış var.

Çünkü çekirdek ailelerin oranı yükseliyor. Otomobillerde de benzer durum söz konusu. Geçmişte küçük ‘hatchback’ modeller pek ilgi görmezken bugün toplam satışların neredeyse yüzde 40’lık bölümünü oluşturuyor. Volkswagen Beetle, Fiat 500 ve Mini gibi kendi modasını yaratan araçların pazara girmesinin de bunda rolü var.

[[HAFTAYA]]

Alman Opel, bu sınıfta iddialı olabilecek “Adam” adında çok şık bir model üretti. Adam’ın dünya lansmanına katılmak üzere Portekiz’e gittim. Yeni aracı, Opel’den Sinan Ulusoy’la, Lizbon’un Atlas Okyanusu’yla buluştuğu ünlü Caicas sahillerinde kullandık. İstanbul’dan Lufthansa ile önce Münih’e, oradan da Lizbon’a uçtum. Önce uçuşu anlatayım:

THY ile stratejik işbirliği yapması gündemde olan Lufthansa’nın Münih uçuşlarında boş koltuk yok. Münih, İstanbul’a yaklaşık 2 saat uçuş mesafesinde ve buradan dünyanın her yerine çok uygun bağlantılar bulmak mümkün. Lufthansa’nın yemekleri, çeşitlilik ve miktar açısından THY’nin hayli gerisinde ancak lezzet bakımından başarılı. Lufthansa, kabin hizmetlerinde müşteri memnuniyetini artırmak için THY’nin bu alandaki ortağı, Atilla Doğudan’ın şirketi Do&Co ile işbirliğine gitmek istiyor.

* * *

Portekiz, Avrupa’da ekonomik krizin etkilerini en ağır hisseden ülkelerden. Nüfusu 12 milyon dolayında; fakat son 3 yılda yaklaşık 1 milyon kişi iş bulabilmek için başka ülkelere göç etmiş! Asgari ücret 450 euro. Gençler arasında işsizlik oranı yüzde 35’lerde. AB’den -tam üyelikten sonra- gelen kaynakların tamamını altyapı yatırımları ve bir dizi verimsiz alanda tüketmişler.

Çarşamba günü Portekiz ve İspanya’dan başlayan genel grev dalgası, AB ülkelerinin tamamında hayatı felç etmişti. Euro’ya geçişle birlikte halk iyice yoksullaşıyor, orta sınıf eriyor. Üretim merkezleri ve fabrikalar hızla kapanıyor. Son 10 yılda Avrupa merkezli şirketlerin önemli bölümü tesislerini Anadolu’ya kaydırdı.

Türkiye’de ise gelir seviyesi yükseliyor, sanayinin rekabet gücü iyileşiyor. Buna bağlı olarak daha fazla Türk vatandaşı iş ve turizm amaçlı seyahat ediyor. Avrupa’nın birçok otelinde Türkçe mönüler sunuluyor. Otel odalarında Türk TV kanalları izlenebiliyor. İtalya, Hırvatistan, Çek Cumhuriyeti ve İspanya gibi ülkelerin turizminde Türkler hayati önemde. Türkiye’nin AB’ye her alanda bu kadar entegre olduğu bir ortamda ‘hâlâ vize alarak bu ülkelere gitmek zorunda kalmaya’, ‘Bulgaristan, Romanya gibi yoksul ülkelerin vatandaşlarının ise elini kolunu sallayarak AB içinde dolaşmasına’ isyan ediyorum.