Marjinalleşme riski ve tabanın uyarısı

10 Temmuz 2015, Cuma 05:00
AA

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’den “istikrarsızlık yaşanmaması için fedakarlık gösteririz” açıklaması gelince kafalar iyice karıştı. “MHP 180 derece görüş mü değiştirdi, AK Parti-MHP koalisyonu mu geliyor?” sorusu akla geldi. Bahçeli’nin çıkışı için “AK Parti-MHP anlaştı” demek çok ileri yorum olur. Henüz bunun güçlü işaretleri yok. Peki Bahçeli ne yapmak istiyor?

Benim yorumum şu: 7 Haziran sonrasında MHP’nin takındığı “herşeye karşı” görünümüne denge getirmeyi hedefliyor olabilir. MHP lideri, geride bıraktığımız süreçte CHP’nin “Ortak hükümet kuralım, siz başbakan olun” önerisi konusunda sert bir tutum izledi, AK Parti ile koalisyon konusunda da pek açık kapı bırakmadı. Meclis Başkanlığı seçimi süreci ve HDP’ye yönelik ağır ifadeler de eklenince MHP’nin kendisini iyice marjinal çizgiye itmesi gibi bir risk oluştu.

[[HAFTAYA]]

Bahçeli son çıkışıyla partinin uçlara kaymasını önlemek ve çözümün önünü tıkayan lider algısını değiştirmek istiyor. Ayrıca parti tabanından da “Bahçeli ne yapmaya çalışıyor?” sorularının yükseldiğini biliyorum. Bahçeli bu açıklamasıyla tabanına “Endişelenecek birşey yok, Türkiye’ye zarar verecek bir inatlaşmada olmayız” mesajını gönderiyor.

Diğer taraftan ben hala en iyi çalışacak formülün olası bir AK Parti-CHP hükümeti olduğunu görüyorum. Bu yolla geniş tabanlı bir hükümet kurmak mümkündür. “AK Parti- CHP büyük koalisyonu fikri” iş dünyası ve kamuoyunda önemli bir destek görüyor. Çözüm sürecinin devamı ve örneğin Alevi vatandaşların beklentilerinin karşılanabilmesi için de bu birliktelik ciddi fırsat yaratır.

Toplumda hala çok belirgin olan kutuplaşma ve ayrışmanın bir nebze de olsa aşılmasına imkan verir. Kasım ayında erken seçim ihtimaline gelince; elbette bu seçenek de masada. Fakat Başbakan Ahmet Davutoğlu’nun ve parti teşkilatlarının önemli bölümünün koalisyonu denemek istediklerini biliyorum. Zor bir kampanya döneminden sonra TBMM’ye seçilme hakkı elde eden milletvekilleri de hiç değilse belli bir dönem yasama faaliyetinde bulunmak ve bazı kazanımlar elde etmek düşüncesindeler. Bu nedenle milletvekillerinin hatırı sayılır bölümünün bu sene içinde tekrar seçime gitmeye istekli olmadıkları görüşündeyim.

* * *

İş dünyası vakit kaybedilmeksizin hükümetin kurulmasını arzuluyor. Türk ekonomisinin büyük bölümünü temsil eden çatı kuruluşu niteliğindeki TOBB’un Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu siyasi liderlerin bu konuda yoğun çaba göstermesini beklediklerini dile getirmişti. TÜSİAD da benzer görüşte. TÜSİAD Başkanı Cansen Başaran Symes Ankara’da liderlerle görüşme trafiği yürüterek iş dünyasının “istikrar ve reformlara devam” beklentisini paylaşmıştı. Cansen Başaran Symes CNN Türk’te pazar sabahı 10.00’da konuğum olacak. Seçim konusunu, Yunanistan’daki gelişmeleri ve güney sınırlarımızdaki riskli durumu ele alacağız.