Mültecilerin sayısı 300 bini bulabilir

10 Kasım 2012, Cumartesi 05:00
AA

Son 24 saatte 9 bin Suriyeli mülteci daha Türkiye’ye giriş yaptı. Böylece kamplarda barındırılan komşu ülke vatandaşlarının sayısı 120 bini geçti. Çatışmaların bu şekilde devam etmesi halinde 200 bin kişinin daha ülkelerini terk edip Türkiye sınırına yığılabileceği tahmin ediliyor. Bu durumda Ankara 300 bin Suriyelinin ihtiyaçlarını finanse etmek zorunda kalacak.
[[HAFTAYA]]

Türkiye, dünya ülkelerinden doğru dürüst yardım almadığı için yükü büyük oranda kendisi üstlenecek. Bu insanların gelişiyle ortaya çıkacak güvenlik sorunları ve kamp çevresindeki sosyal sorunlar işin başka bir boyutunu oluşturuyor. Bundan sonraki sürece Türkiye’nin ne kadar dahil olabileceği şu an için iyice belirsizleşti. Ankara; İran, Suudi Arabistan, Mısır ve Rusya’nın katılımıyla üçerli gruplar halinde Suriye meselesini konuşmayı önermişti. Tahran yönetiminin sürpriz bir çıkışla bu toplantılara katılmayacağını açıklamasıyla Ankara’nın bir önerisi daha havada kalmış oldu.

***

İran ve Rusya’nın, Suriye meselesine, Türkiye’den çok farklı baktığı biliniyor. Diğer cephede Amerika, Avrupa ve Ortadoğu’nun önde gelen ülkelerinin, Ankara’nın adımlarına bakışı da soru işaretleriyle dolu. Türkiye’nin Suriye konusunda aşırı iletişim içine girmesi Batı’da ve birçok bölge ülkesinde “Acaba Ankara’nın farklı bir ajandası mı var?” sorusunun yöneltilmesine neden oldu. Son dönemde Türkiye’nin bu iletişimi daha düşük bir tonda ve seyrek açıklamalarla sürdürüyor olması, oluşan havayla açıklanabilir.

Dışişleri Bakanlığı, Türk ve dünya kamuoyuna yönelik iletişimde bugüne kadar takip ettiği yolu mu izleyecek bilmiyorum. Ancak sürecin Türkiye’nin istediği doğrultuda gelişmediği açık. Amerika Birleşik Devletleri Dışişleri Bakanı Hillary Clinton’ın bugüne kadar Türkiye’den tam destek alan Suriye Ulusal Konseyi’ne tepki koyması, önemli bir dönüm noktası olarak nitelendiriliyor. Bir yanda Rusya ve İran, diğer tarafta Amerika farklı çözüm yolları için bastırıyor. Ankara’nın hedefi ve planı ise bu üç ülkeninkinden de farklı.

Son birkaç ay içinde olup bitenler Şam yönetiminin elini güçlendirdi. Zaten Suriye lideri Beşar Esad’ın Türkiye’ye karşı giderek diklenmesi de bütün bu olup bitenlerle yakından ilgili. Esad belki uzun yıllar işbaşında kalamayacak, muhaliflerin girdabında eriyip gidecek. Ancak geçen her ay, bulunduğu pozisyonu terk etmesi hayli zor olan Türkiye’nin aleyhine gelişiyor.