Türkiye'nin ekseni Batı'ya dönüyor

10 Mart 2016, Perşembe 19:00
AA

Türkiye ve Avrupa’nın yaşadığı sığınmacı krizinin bir dizi önemli sonucu oluştu. Belki sürecin böyle gelişeceğini kimse beklemiyordu.

Rusya ve Ortadoğu ile ciddi sorun yaşadığımız bir dönemde sürpriz nedenlerle Avrupa’ya yakınlaştık.

Diğer taraftan Türkiye’ye mesafeli duran AB başkentlerinde tutum değişmeye başladı.

Avrupa kendi sınırlarını aşan büyük sorunları ancak Türkiye ile işbirliği yaparak çözebileceğini fark etti.

Bu durumda Ankara’nın başka konulardaki isteklerinin karşılanması gerektiğine karar verildi.

Türklerin yıllar boyu en büyük isteği vizesiz seyahat olmuştur.

Hatta vatandaşlara “AB üyeliğini niye istiyorsunuz?” diye sorsanız “Rahatça seyahat edebilmek için” derler.

Aslında Türk vatandaşlarının Schengen ülkelerine vizesiz seyahatinin çok daha önce gerçekleşmesi gerekiyordu.

Ama milyonlarca Suriyeli ve Iraklı yığılınca Avrupa bu göçü durdurmak için Ankara’nın taleplerine yanıt vermeye başladı.

AB ülkelerine vizesiz seyahatin şimdi gerçekleşecek olması son gelişmelerle çok yakından ilgili.

Başbakan Ahmet Davutoğlu’nun Brüksel ziyaretinde sıkı pazarlık ettiğini biliyorum.

Gelen haberler Türkiye’nin isteklerinin büyük oranda kabul edildiğini gösteriyor. Ama yine de ihtiyatlı olmakta fayda var.

Çünkü AB bugüne kadar verdiği sözlerin çoğunu tutmadı. Bakalım, izleyip göreceğiz.

***

Sığınmacı krizinin önemli bir yararı da Türk-Yunan yakınlaşmasını sağlaması.

Tarih boyunca rekabet ve çekişme içinde olan iki ülke çatışma dönemini geride bırakmaya kararlı. Bu gelişim çizgisini iki ülke halkı zaten destekliyordu. 

Şimdi hükümetlerde de bu irade var. Hatta Kıbrıs sorununun çözümü konusunda ilk kez bu kadar kuvvetli hava görüyorum.

Komşuyla ilk yakınlaşmayı Yunanistan’ı vuran büyük depremde yaşadık.

Türk vatandaşları kan vermek üzere seferber olmuştu. Benzer destek 1999 depreminde Ege’nin diğer yakasından geldi.

Yunanlar büyük kayba uğrayan Türkiye’nin yanında yer aldı.

Türkler ve Yunanlar iyi günde kötü günde bir araya gelmeyi, yani komşuluğu öğrendi.

Tüm bu gelişmelerin özetinde şu var: Türkiye’nin ekseni yeniden Batı’ya dönüyor. Batı da Türkiye’yi yeniden keşfediyor.