Yeni yatırımların önü açılabilir

15 Kasım 2012, Perşembe 05:00
AA

Avrupa’da, Yunanistan, İspanya ve Portekiz gibi ülkelerde ekonomik kriz korkutucu boyutta derinleşiyor; Kuzey ve Orta Avrupa’da belirsizlikler sürüyor. 16 trilyon dolarlık büyüklüğüyle dünyanın en güçlü ekonomisi durumundaki Amerika’nın ise toparlanmak için zamana ve ciddi yapısal reformlara ihtiyacı var. Japonya ekonomik durgunluk içinde, Çin’de de büyüme hızı düştü. Bütün bunlara Ortadoğu’da yaşanan çatışma ve savaşları ekleyince dünyanın nasıl diken üzerinde oturduğu daha iyi anlaşılabilir.

Böyle bir ortamda Türkiye’nin çok iyi bir performans gösterdiği açık. Hatta hükümetin en başarılı olduğu alanın ekonomi olduğunu söylemek yanlış olmaz. Özellikle yeni ihracat pazarlarının bulunması ve uluslararası yatırımcılarla temas noktasında çok yüksek bir çalışma grafiği çizen Ekonomi Bakanı Zafer Çağlayan, CNN Türk’te yayınlanan Parametre’ye katıldı ve Ebru Baki ile birlikte yönelttiğimiz soruları yanıtladı. Bakan’ın TL’nin yüksek değeri, Merkez Bankası ve sanayi yatırımlarıyla ilgili yorumları özetle şöyle:

[[HAFTAYA]]

TL’nin değeri: Eski bir sanayici ve ekonomi bakanı olarak değerli olmasından gurur duyuyorum. Bu durum özellikle ithalatta sorun yaratıyor. İhracatı zorlaştırıyor, ithalatı körüklüyor. Aşırı değerli olduğu dönemlere bakın; sanayinin iç üretimiyle ilgili haksız bir rekabet unsuru oluşmuştur ve arkasından cari açık problemi gelmiştir.
Merkez Bankası: Çok önemli ve bağımsız bir kurum. Proaktif olmasını bekliyoruz. Merkez, hadiselerin peşinden gidemez, reaktif olamaz. Politika belirleyen, regülasyon görevine haiz olan, hedefi finansal istikrar olan bir kurum, meselelerin tamamına bakabilmek zorundadır.

* * *

Zafer Çağlayan’ın önemli bir açıklaması da yerli otomobil konusuyla ilgiliydi. Çağlayan’a “Başbakan Tayyip Erdoğan, ilk kez gerçek anlamda yerli otomobil üretilmesini sağlamak için büyük gruplara çağrı yapmıştı. Bu alanda bir ilerleme sağlanamıyor mu?” diye sordum. Çağlayan sürpriz gelişmeyi açıkladı ve “Şu ana kadar öyle bir babayiğit falan yok demiştik.

Fakat şimdi 1-2 babayiğitle görüşmeye başladık” diye konuştu. Çağlayan’ın anlattıklarından, bu konuda yakın zaman içinde ilerleme olacağı sonucuna vardım. Hükümet, Koç Grubu’nun Türkiye’de temsil ettiği markalar Fiat ve Ford ile yerlilik oranı çok daha yüksek araç üretimi alanında yeni bir işbirliğinin yollarını arıyordu.

Hükümet bir taraftan da Volkswagen’i Türkiye’de araç üretmek üzere ısrarla yatırım yapmaya davet ediyor. Geçenlerde bu konuyu Doğuş Otomotiv CEO’su Ali Bilaloğlu ile de konuştum. Bilaloğlu, Volkswagen’in burada toplam tutarı yüzmilyonlarca doları bulan yedek parça ürettirdiğini ve dolaylı olarak aslında yatırımcı kimliğiyle bulunduğunu hatırlattı. Ancak Türkiye Almanlardan bunun ötesinde bir adım bekliyor. Zafer Çağlayan’ın uzun süredir üzerinde çalıştığı yatırım teşvik mevzuatı Türkiye’ye gelmek isteyen kuruluşlar açısından aslında önemli kolaylıklar sağlıyor. Türkiye, her şeye rağmen yabancı yatırımcının gidebileceği en güçlü limanlardan biri olarak iyice öne çıkıyor.