Kocaman sessizlik

09 Mart 2011, Çarşamba 05:00
AA

Aykut Kocaman özü sözü bir insandır. Bildiği doğruları sakınmadan dile getirir. Trabzonspor’un penaltıları için konuştuğunda da böyleydi, şimdi de. Peki o halde bugünkü suskunluk niye! Ya o zaman da susacaktı, ya da...

İnandığım bir doğru var; dünya durdukça bu ülkede rekabet, kendi özgün koşulları içinde gerçekleşmeyecek. Hakça, adilce, dürüstçe; hileye, hurdaya, kolpaya kaçmadan rakiple baş etmenin yollarını bir türlü öğrenemeyeceğiz. Öğrensek bile genlerimize kazınmış olan şark kurnazlığı baskın çıkacak ve yine arkadan dolanacağız! Elbette rekabetin olduğu her alanda geçerlidir, bu kural/kuralsızlık. Bizi ilgilendiren futboldaki ölümcül yarış.

[[HAFTAYA]]

Sezonun ilk yarısında Fener 9 puan geriye düştüğünde Trabzon lehine verilen penaltılara ilk tepki, beklenmedik birinden geldi: Aykut Kocaman. Sakin ve ilkeli duruşuyla tanıdığımız Aykut hoca, Trabzon’un hakemler tarafından kayırıldığını ima eden sözler sarf etti.

Bülbül kesilmişti

Ardından Şenol Güneş’in malum çıkışı geldi. Sonrasında da bir bardak suda koparılan fırtınalarla havanda su dövdük. Gün oldu, devran döndü. Rüzgarın yönü değişti. Hakemler bu kez Fener lehine, Trabzon aleyhine düdükler çalıyor. Haliyle puan farkı kapandı, koltuk el değiştirdi. Ama bakıyorsunuz, o zaman bülbül kesilen Aykut hoca bu kez sus pus! Oysa biliriz ki, Kocaman özü sözü bir insandır. Doğru bildiklerini sakınmadan dile getirir. Bu Trabzon’un penaltıları için konuştuğu zaman da böyleydi, şimdi de. O halde bugünkü suskunluk niye! Ya o zaman da susacaktı, ya da bugün çıkıp konuşacak. Tabii yine doğru bildiklerini! Aksi takdirde, doğruların Aykut hoca için Konya’da ayrı, İstanbul’da ayrı tecelli ettiğine inanacağız. İnanmak istemesek bile...