Viva Zapata!

15 Mart 2011, Salı 05:00
AA

Amacım ülkemizde ekmek peşinde koşan bir kaleciye vurarak ucuz popülizme sapmak değil. Galatasaray’daki yabancı futbolcu kalitesine dikkat çekmek istiyorum sadece. Fatura bugüne kadar hep yerlilere kesildi de...

Futbolda yerli-yabancı ayrımına karşı çıkan biri olarak futbola kabaca bakış açım; iyi futbolcu/kötü futbolcu, iyi takım/kötü takım çerçevesindedir. Futbola aşina olan herkesin çok iyi bildiği bir gerçek vardır ki, sezon başında kurulan iyi bir takım diğerlerinin bir adım önünde başlar yarışa.

[[HAFTAYA]]

Bu sezona bakıldığında da bu realitenin hayata geçtiğini kolaylıkla görebiliriz. Artık belli oldu ki, ligin en iyi üç takımından biri ipi göğüsleyecek. Ancak 2010/2011, şampiyon olan takımla beraber Galatasaray’ın tarihsel yıkımının da hatırlanacağı bir sezon olarak kayıtlara geçecek.

Takıma katkıları ne?

Hep Sarı-Kırmızılı takımdaki yerlilerin kalitesizliğinden söz ettik. Peki ya yabancılar? Başlığa çıktığım kaleci Zapata’dan başlayarak bu takımdaki yabancıların katkısını sorgulamak gerekmiyor mu? Şu anda ne katıyorlar takıma? Örneğin; şu Lorik Cana, Bank Asya’da forma giyebilir mi? Neill, ıslıklanan genç Serkan Kurtuluş’tan daha mı iyi oynuyor sağ bekte? Stancu büyük takım forveti mi? Bir var, bir yok Kewell ve Baros’la hedefe ulaşılabilir mi? İnsua’yı zaten saymıyorum, Culio dışında gelecek sezon için pırıltı veren yabancı oyuncu var mı? Soruları uzatmanın alemi yok. Aslında her şey apaçık ortada. Bu takım yerlisiyle, yabancısıyla, hocasıyla tepeden tırnağa yanlış kurulmuş. Doğru da kurulamazdı zaten. Kongrede oluşan yanlış yönetimin eseri de, doğaldır böyle olacak. Üç yanlış bir doğruyu götürür derler. Bu kadar yanlışın olduğu yerde doğru mu kalır?