Sindrella'nın kürk pabuçları

04 Eylül 2016, Pazar 16:00
AA
Hayalleriniz yıkılmasın ama 9. yüzyıldan kalma bir peri masalı olan Sindrella’nın ortaçağ Fransız versiyonunda ayakkabılar cam değil sincap kürkünden imal.


Çeşitli kaynaklar Fransız yazar Charles Perrault’nun 17. yüzyılda, masalı günümüz versiyonunda yazarken imla hatası yaptığı için Fransızca sincap kürkü ‘vair’ yerine cam ‘verre’ kelimesini kullandığını söylüyor. Yani ayakkabılar yanlışlıkla cam olmuş... Ama bence tam isabet. Aksi halde bugün Sindrella’nın pabuçları için “Onlar gerçek kürk mü yoksa peluş mu” tartışmaları çıkacaktı...

Güç ve gösteriş

Sindrella’nın kürk pabucu demişken aklıma geldi... Bugün statü ve lüks sembolu olarak kabul edilen kürk geçmişte de öyleydi. İlkel çağlarda erkekler, üşümesin, ıslanmasın diye değil; avladığı hayvanla gösteriş yapmak ve ne kadar iyi avcı olduğunu kanıtlamak için kürk giyiyordu.


Hayvan ne kadar yırtıcıysa erkeğin o kadar güçlü olduğu anlaşılırdı. Bu yüzden krallar iktidar sembolü olarak ormanın kralı olarak bilinen aslan kürkü giyerlerdi. Öte yandan; bugün lüks sektörde satılan çoğu kürkün tıraşlanmış tüylerden imal edildiğini de belirtmek gerek.

***

Bir tarafta Fransa plajlarındaki haşema ve burkini yasağı tartışılıyor... Diğer yanda İslam dünyasının Fransız markalarına olan aşkı çığ gibi büyüyor... Buyrun: Kapanmanın Louis Vuitton versiyonu. Allah kabul etsin.


KAYSERİLİ JAPON

Japon modacı Kenzo Takada kendi ismini taşıyan markası Kenzo’nun tüm haklarını 1993 yılında Fransız lüks grubu LVMH’a satmış, 1999 yılına kadar maaşlı olarak tasarımcılık görevini sürdürmüştü.



Daha sonra ‘Modayı bırakıyorum’ diyerek Kenzo’dan ayrılmış ama soyadını da kullanıp Kenzo Takada markasını kurmuştu. LVMH grubu satış anlaşmasına uyulmuyor diyerek Kenzo Takada’ya dava açınca 2005 yılında taraflar kendi aralarında anlaştı dava kapandı.

Şimdi; biri Kenzo’yu satıp Kenzo Takada olarak yeni sahibine rakip olunca; diğeri de sadece Kenzo’yu satın almasına rağmen Kenzo Takada isminde hak iddia edince iki taraftan birisi Kayserili mi diye araştırdım. Değilmiş. Ama olabilirdi. Çünkü Kayserili’ye sormuşlar: “2x2 kaç eder?” diye “Alırken mi, satarken mi?” demiş. Bunlarınki de o misal...

Patatesin memleket nere?

Kızarmış patates dünya genelinde ‘French Fries’ (Fransız kızartması) adıyla anılıyor, oysa Fransız değil Belçika icadı olduğu bilinir. Bazı kaynaklara göre bu yanlışlığın sebebi şu: 1. Dünya Savaşı sırasında İngiliz ve Amerikan askerler Belçika’ya geldiklerinde ilk defa kızarmış patates yiyor, çok da beğeniyorlar...


Belçika’da ordu ve bölge halkı Fransızca konuştuğu için kendilerini Fransa’da zannedip patatese ‘French Fries’ diyorlar. Evlerine döndüklerinde de bu yemek dünyaya Fransız gibi yayılıyor...

Kişisel verilere ilişkin aydınlatma politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için Kişisel verilere ilişkin aydınlatma metnimizi inceleyebilirsiniz.