Afiyetle ‘hak’ yemek!

30 Mayıs 2018, Çarşamba 14:43
AA

Değerli okurlar, bugünkü yazım benim açımdan sıra dışı bir konuya ilişkin.

Neye?

Bir yarışmaya ve yarışmacılara!

Lafı uzatmayalım…

Eşimin izlediği ‘Yemekteyiz’ adlı programa bir göz atayım diye TV’nin karşısına geçtiğimde stres küpüne döneceğimden habersizdim!

Niye?

Abuk-sabuk yorumlarla karşılaşacağımı nereden bilebilirdim diye!

Sunucusu Onur Büyüktopçu’yu son derece başarılı bulduğum, 5 yarışmacının katıldığı programın, izleyenlerinizin de bileceği gibi formatı şuydu:

Yarışmacılar her gün aralarından birinin evine konuk oluyor, ikram edilen yemeklerin tadına puan veriyor.

En fazla puan alan yarışmacı da 10 bin liralık ödülün sahibi oluyor.

Buraya kadar normal…

Ötesi anormal!

İzlemeyenleriniz için kısaca anlatayım…

Falanca yarışmacı, içtiği çorbayı beğenmediğini belirterek, gerekçe olarak tuzunun az olduğunu söylüyor.

Sanki önünde tuzluk yokmuş ya da herkes bol tuzlu çorba içermiş gibi!

Filanca yarışmacı, yediği ana yemeği beğenmediğini belirtiyor, gerekçe olarak da “Bu yemeği hiç sevmem” diyor.

Sanki, yemekler her yarışmacının zevkine göre, ayrı ayrı yapılıyormuş gibi!

Fişmanca yarışmacı, kaşıkladığı tatlıyı beğenmediğini belirtiyor, gerekçe olarak da “Yapımı kolay bir tatlı” görüşünü açıklıyor.

Sanki, tatlının tadına değil de kolayına-zoruna puan veriliyormuş gibi!

Daha sonra verdikleri puanlar, genelde 10 üzerinden 1’lik, 2’lik, bazen de 3’lük oluyor.

İyi ki önceden var olan ‘sıfır’ yasaklanmış!

Acaba bu gariplik bu haftanın yarışmacılarına mı özgüydü düşüncesiyle, ilerleyen süreçteki bir-iki yarışmaya daha göz attım.

Gördüm ki aynı tas, aynı hamam!

Hatta dahası.

Bütün bunların çileden çıkardığı sunucu elbette iki de bir yarışmanın formatının ne olduğunu hatırlatıyor, puanların, yemeklerin tadına göre verilmesi gerektiğine dikkat çekiyor.

İmam yine bildiğini okuyor!

Peki, adaletli davranmıyorlar?

Kendi kazanma şansını artırabilmek için!

Buna para için, yemek masasında afiyetle hak yemek de denilebilir!

Tabi ki bu sözüm her yarışmacı için geçerli değil… Ama çoğunluk açısından vaziyet böyle!

Allah’tan yarışmanın birincisini belirlemede, ‘sabır taşına taş çıkartan’ programın başarılı sunucusu Onur Büyüktopçu’nun hakkıyla verdiği puanlar, önemli rol oynuyor.

Benim de gösterdiği hassasiyetten, hakkaniyetten ve de ‘vicdan’ hatırlatmalarından ötürü kendisine puanım, 10 üzerinden 10’dur.

Düşünüyorum da iyi ki o programın sunucusu ben değilim!

Diyeceksiniz ki;

Bu ne demek?

Diyeceğim ki;

Anlayan, anlayamayana anlatır demek!

Kişisel verilere ilişkin aydınlatma politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için Kişisel verilere ilişkin aydınlatma metnimizi inceleyebilirsiniz.