Barzani ve o dört sözcük!

28 Eylül 2017, Perşembe 02:30
AA
Iraklı Kürt lider Barzani,  sadece Türkiye’nin değil, onca ülkenin uyarısına aldırmadan neyi yaptı?
Amacı herkesçe bilinen ‘Bağımsızlık Referandumu’nu…
Tabi ki bunun yan etkileri olacaktır.
Ne gibi mi?
Türkiye açısından düşünürsek, ne gibinin cevabını, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın, referandumun ardından yaptığı sert açıklamada bulabiliriz.

İşte özeti:

"Silopi'de silahlı kuvvetler boşu boşuna gerekli adımları atmadı. Taviz yok. Hava kuvvetlerimiz aynı durumda. Sınırlardan şu anda sadece Irak tarafına geçişe müsaade var, bu hafta içinde diğer tedbirleri de açıklayacağız. O adımlar da atılacak. Giriş çıkış kapatılacak.”
Ardından, bir gün sonraki gazetelerin manşetini oluşturan o dört sözcük çıkıyordu ağzından:
“Bir gece, ansızın gelebiliriz." 
Uyarının ötesi bu dört sözcüğü duyduğu andan itibaren hiç kuşkusuz gözüne uyku girmemiştir.
Kimin?
Barzani’nin.
Nasıl girsin ki…
Bunu söyleyen kendisi gibi emrinde 500-600 kişilik silahlı güç bulunan peşmerge lideri falan değil… Bunu söyleyen, 500-600 bin kişilik silahlı kuvvetlere sahip olan Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin Cumhurbaşkanı…
Neydi söylediği dört sözcük?
Şuydu:
Bir gece, ansızın gelebiliriz!
Erdoğan’ın bu çıkışı doğrultusunda önümüzdeki süreçte yaşanabilecek gelişmeler karşısında, Barzani’de dört sözcükten oluşabilecek bir şey söyleyebilir.
Sanırım, kendisi açısından en uygun dört sözcük şu olacaktır:
‘Kendim ettim, kendim buldum!’
 
XXX
  

ACİL İHTİYAÇ!

 
 
İnternette okuduğum bir habere göre,  yabancı bilim adamları, insan yedek parçası üretimi çalışmalarına hız vermiş…
Dalak gibi…
Böbrek gibi…
Beyin gibi…
İnşallah ‘akıl’ da üretirler.
Niçin mi?
Kadın dövmeyi, erkeklik sayan ‘akılsızlar’ için!
O kadar çok ki…
Diyeceksiniz ki;
Nereden biliyorsun?
Diyeceğim ki;
İşte bu konuda medyaya yansıyan bir haberin özeti:


“Kadın anketörler tarafından yüz yüze görüşülerek yapılan araştırmaya katılan kadınların yüzde 44.7’si şiddet gördüğünü söyledi. Şiddet görenlerin yüzde 67.8'i "Eşimin beni öldürmesinden korkuyorum!"
Dehşet verici değil mi?
Evet evet, ‘dalak’ gibi, ‘böbrek’ gibi, ‘beyin’ gibi, ‘akıl’ üretimine de ihtiyaç var.
Hem de acilen!