Dinmeyen acı!

11 Temmuz 2018, Çarşamba 19:16
AA

301 madencinin toprak altında kalarak can verdiği ‘Soma Faciası’na ilişkin davada karar çıktı.

Ne oldu?

Bazı sanıklara 15 yıl ile 22 yıl arasında değişen hapis cezaları verildi, bazı sanıklar beraat etti.

Tedbirsizlik sonucu gerçekleşen faciada kimi oğlunu, kimi kocasını; kimi babasını, kimi kardeşini yitiren şehit madencilerin aileleri, hala o günün acısı içindeydi.

13 Mayıs 2014’ün.

Evet, tüm Türkiye’ye gözyaşı döktüren facia 13 Mayıs 2014 günü meydana gelmiş ve 301 maden işçisi, ekmek parası için girdikleri toprağın altından, cansız olarak çıkarılmıştı.

Tüm maden şehitlerimize bir kez daha Allah’tan rahmet, aile fertlerine bir kez daha baş sağlığı dileriz.

*

Madenci ölümleri kader değildir.

Geçmişe dönüp baktığımızda ülkemizde meydana gelen maden kazalarındaki ölümlerin, en azından büyük bölümünün ilkel şartlardan, güvenlik önlemlerinin yetersizliğinden kaynaklandığını görürüz.

İşte 2014 yılındaki Soma faciasının ardından medyada yayınlanan bu konudaki bir yazımın özeti:

*

Avrupa Birliği ülkelerinden Almanya’yı ele alalım…

Bu ülkede son 40 yılda yaşanan maden kazalarında kaç insan öldü?

3 insan.

Yanlış okumadınız, internette yer alan bilgilere göre, Almanya’da 40 yılda meydana gelen maden kazalarında sadece 3 insan yaşamını yitirdi.

Peki, Türkiye’de son 31 yılda meydana gelen maden kazalarında kaç insan öldü?

1378 insan.

Almanya’da 40 yılda 3, Türkiye’de 31 yılda 1378 can gitti bayanlar, baylar!

Vaziyet böyle olunca, gel de düşünme?

Neyi?

Acaba, Türkiye’deki bazı madenlerin hala, 152 yıl öncesinin teknolojisiyle mi çalıştığını?

Uzun sözün kısası, bu tür facialar ‘kader’ olarak kabullenilmemeli, sızıntıların, patlamaların, çökmelerin nedenleri, tüm detaylarıyla ortaya çıkarılmalı, sorumluların yakasına yapışılmalı, bu konudaki tedbirler çağın teknolojisi ile artırılmalıdır.

Ve de en önemlisi, 301 madencimize mezar olan ‘Soma’daki gibi, ‘yaşam odalarının’ dahi bulunmadığı ya da faal durumda olmadığı maden ocaklarının çalıştırılmasına asla izin verilmemelidir. Bu konuda yasal zorunluluk yok ise derhal getirilmelidir.

Can kurtaracak bölümlerin olmadığı yere, o canlar nasıl sokulur?

Olamaz!

İnsan hayatı, bu kadar ucuz olamaz!

Olamaz!

Her kazada, onca ana, evlat acısı yaşayamaz.

Olamaz!

Her patlamada, onca kadın, kocasına yanamaz.

Olamaz!

Her göçükte, onca çocuk, babasız kalamaz.

Olamaz!

Böyle gelen, böyle gidemez… 21’inci yüzyıl Türkiye’sinde, maden işçilerinin kaderi, topluca madenlerde ölmek olamaz!

*

Medyaya yansıyan haberlere göre, o günlerden bu günlere çok şey değişti. Denetimler artırıldı, güvenlik önlemleri yoğunlaştırıldı, kurullara uymayan madenler cezalandırıldı.

Ancak dökülen gözyaşları, hiçbir zaman dinmedi, dindirilemedi.


Kişisel verilere ilişkin aydınlatma politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için Kişisel verilere ilişkin aydınlatma metnimizi inceleyebilirsiniz.