Kıbrıs kahramanları ve ‘Şeref Maaşı’ (2)

10 Ekim 2017, Salı 14:00
AA
Geçtiğimiz günlerde bu sütunda ‘Şeref Maaşı’ başlığı ile yayınlanan yazımızda neye dikkat çekmiştik?
Kıbrıs gazilerinin maaşlarındaki eşitsizliğe!
Bu konuda, bendenize gerek sözlü, gerekse yazılı açıklamalarda bulunuldu. Bunlardan en ayrıntılısı, Kıbrıs gazilerinin maaşları arasındaki farklılığın üzüntü verici olduğuna dikkat çeken Muharip Gaziler Derneği İstanbul Şubesi Başkanı Ahmet Kendigel’den geldi.
İşte, “Hüseyin Bey, Kıbrıs gazilerine ilişkin yazınıza  teşekkür ediyor, aşağıdaki satırlarımıza, sütununuzda yer vermenizi arzu ediyoruz” ifadeleriyle başlayan o ayrıntılı açıklama:
“Kanun gereği, İstiklal Savaşı, Kore Savaşı ve Kıbrıs Barış Harekatı’na katılanlara, vatani hizmet tertibinden şeref aylığı gösterge rakamı ile 6 ayda bir belirlenen memur maaş katsayısının çarpılmasından bulunulacak miktarda aylık bağlanmıştır. 6.3.2007 tarih ve 5595 sayılı kanunla yapılan değişiklik neticesinde; gaziler sosyal güvencesi olan ve sosyal güvencesi olmayan şeklinde sınıflandırılmış ve bu sınıflandırmaya göre; iki farklı Şeref Aylığı ortaya çıkmıştır.  Sosyal güvencesi olan gazilerin Şeref Aylığı 701 lira, sosyal güvencesi olmayan gazilerin Şeref Aylığı ise 1.404 liradır. Her iki şeref aylığı arasında 703 lira fark vardır.”
Açıklama şöyle devam ediyordu:
 
“Şeref Aylığı isminden de anlaşılacağı gibi, sosyal güvenceye yönelik bir maaş olmayıp savaş meydanlarında, bu ülkeye hizmet için canını ortaya koyan vatan evlatlarına verilen gazilik ödülüdür. Şehit ve gazilikte makam rütbe farkı aranmaz. Dolayısıyla gazilere verilen şeref aylığında da farklılığın olmaması gerekmektedir. Başlangıçta erinden generaline kadar verilen Şeref Aylığı miktarı aynı olup, bu kanuna kadar da bir değişikliğe uğramamıştır. 5595 sayılı kanunla, Kıbrıs gazilerinin Şeref Aylığı’nda ortaya çıkan farklı uygulama, eşitsizliğe ve gazilerin üzüntülerine neden olmuştur.”
Evet, Muharip Gaziler Derneği İstanbul Şubesi Başkanı Ahmet Kendigel, bu sütunda yayınlamam isteğiyle yaptığı açıklamada böyle diyor ve gazilerde üzüntü yaratan ‘Şeref Aylığı’ndaki farklılığın ortadan kaldırılması gerektiğine dikkat çekiyordu.
Tabi ki daha birçok arayan, “kaleminize sağlık” diyerek, görüş belirten oldu. Hepsinin de ortak görüşü, yukarıdaki satırlarla örtüşüyordu.
Dileğimiz, yarım asra yakın süre önce, Kıbrıs’taki Türk toplumuna yönelik toplu katliamları, canları-kanları pahasına durduran… Yazdıkları destanla, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin kuruluşuna giden yolu açan o kahramanlardan hayatta kalanların maaşlarında arzu edilen ayarlamanın yapılmasıdır.
İnancım, yapılacağı yönündedir.
 
XXX
 
 
PRO-TES-TO!
 
2017 yılının 8 ayında, toplam tutarı 8 milyar 100 milyon lira olan 621 bin senet protesto edilmiş…
Peki bu kadar senet niçin protestoya uğramış?
Üzerlerinde imzaları bulunanlar, ödemeyi taahhüt ettikleri rakamları ödemedikleri için.
Ya da ödeyemedikleri…
Senet imzalayan her insanın kötü niyetli olduğunu düşünmek mantık ve akıl dışı olacağına göre…
Neyse, diyeceğim, ‘protestolu senet’ olayı, piyasalar açısından hayati önem taşıyan bir sorundur.
Esnaf açısından peşin para ile alınıp, senetle verilen malların karşılığının ödenmemesi ne demektir?
Kapıya kilit vurma riski ile karşı karşıya kalmak demektir!
Geçmişe dönüp baktığımızda, sayısız esnafın bu yüzden çıkmaza girip, kepenk indirmek zorunda kaldığını hatırlarız.
Bana kalırsa, ekonomiyi yönetenlerin, ‘Ekonomideki gidişatın göstergesi’ olan bu konuyu enine boyuna mercek altına almasında fayda var.
 

Kişisel verilere ilişkin aydınlatma politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için Kişisel verilere ilişkin aydınlatma metnimizi inceleyebilirsiniz.