‘Kontrolsüz öfke’ en büyük tehlike!

06 Ağustos 2018, Pazartesi 15:17
AA

Türkiye’de gün olmuyor ki, insanın tüylerini diken-diken eden bir olay yaşanmasın!

Buna, bir dehşet, bir vahşet de denilebilir!

Ne gibi?

Tartışmaların, sopalı-bıçaklı-tabancalı kavgalara dönüşmesi gibi!

Bitmedi…

Hastanelerin acil servislerinde doktorların saldırıya uğraması gibi!

Bitmedi…

Kadınlara yönelik şiddet olayları ve insanlık dışı kadın cinayetleri gibi!

Bitmedi…

Anlık öfkenin, 4-5 kişilik aileleri yok eden katliamlara dönüşmesi ve dahası gibi!

Evet gün olmuyor ki, bu ve benzeri olaylara tanık olmayalım, derin endişeye kapılmayalım ve kendi kendimize şunu sormayalım:

“Neler oluyor böyle?”

*

Bu soruya yanıt bulabilmek için arayıp görüşüne başvurdum.

Kimin mi?

Sosyal araştırmaları ile tanınan Bakırköy Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi eski Başhekim Yardımcısı Dr. M. Uğur Bağışlar’ın.

Bakın ne dedi:

“Sözünü ettiğiniz suçlardaki artışın en önemli nedeni, aile içi geleneksel eğitim ile zorunlu klasik eğitimin yetersizliğidir. Bir diğer neden de çeşitli gerilimlerle iç içe bir yaşam sürerken, hoşgörü yeteneğini yitirenlerin sayısındaki artıştır. Film ve dizilerdeki asla örnek alınmaması gereken tiplerin, zayıf karakterli bazı kişilerce ‘rol model’ olarak kabul edilmesi, davranışlarının teklide çalışılması da bu olumsuz gidişata doping etkisi yapmaktadır. Tabi ki daha birçok nedenden ötürü, kavgacı, sorunları güçle, silahla çözmeye çalışan kaba, küstah densiz ve şiddet yanlısı, ruh sağlığı bozulmuş insan sayısı artmaktadır. Acımasızca gerçekleşen kadına şiddet, kadın cinayetleri, aile katliamları, doktorlara yönelik saldırılar bu alandaki gidişatın vahim olduğunu göstermektedir. Uzun sözün kısası, toplum olarak ‘depresyon ve kontrolsüz öfke’ sorunu ile karşı karşıyayız!”

Dr. Bağışlar bu konudaki sözlerini şöyle tamamladı:

“Uzun vadede bu sorunun çözümü için derinlemesine araştırmalar, çalışmalar yapılmalıdır. Eğitimde kalite mutlaka artırılmalıdır. Kısa vadede ise cezalar en üst sınırdan verilerek, caydırıcı hale getirilmelidir!”

*

Yaşanan dehşet verici olaylara ilişkin bilimsel görüş işte böyle diyor ve hepinize öfkeden, şiddetten uzak, huzur içinde, sağlıklı bir yaşam diliyorum.