Tehlikeyi unutmak, en büyük tehlikedir!

16 Mart 2018, Cuma 11:05
AA
Olası büyük tehlikeleri, moral bozucu olsa da unutmamak, unutturmamak gerekir.
Niçin?
Hazırlıksız yakalanmamak için.
Bugün okuyacağınız yazıyı kaleme almamın amacı da işte budur! 
*
Yüzde 90’ı fay hattı üzerindeki Türkiye’de son 20 yılda kaç deprem meydana geldi dersiniz?
Medyaya göre, işte rakam:
176 bin 902.
Bunların aralarında, onlarca, yüzlerce, binlerce insanımızın can verdiği bazı yıkıcı depremler de vardı.
Ama en fazla can kaybı, 19 yıl önceki Gölcük merkezli Marmara (İstanbul) Depremi’nde yaşandı.
22 bin ölü!
Peki, tehlike geçti mi?
Hayır.
Boğaziçi Üniversitesi Kandilli Rasathanesi Müdürü Prof. Dr. Haluk Özener daha birkaç gün önce yaptığı hatırlatma amaçlı uyarıda bakın ne diyordu:
"1766, 1894 tarihlerinde Marmara'da büyük depremler olmuş. Burası tarihte birçok depreme maruz kalmış, burada bir enerji birikiyor. Bir gün mutlaka olacak, bundan kaçışımız yok. Marmara'da 1900'lerden sonra 4'ten büyük depremler var ama 7'lik bir depremi İzmit'ten başka görmüyoruz."
*
Yerli ve yabancı bilim insanlarının ‘mutlaka olacak’ görüşünde birleştiği olası büyük depreminin, 7.0- 7.5 veya üzerinde bir büyüklükte olması halinde, Allah yardımcımız olsun!
Bu ne demek?
‘İstanbul büyük depreme hazır’ gibisinden sözler, gerçekçi değil demek!
Mutlaka, depreme dayanıklı yapılar inşa edildi, bazı yapılar güçlendirildi.
Ama bu, geneli ya da çoğunluğu kapsamıyor.
Parası olan kendine göre önlemini aldı, olmayan işi ‘kadere’ bıraktı.
Hadi onu da geçtik…
Alanlar nerede, alanlar?
Yani, olası deprem sırasında bulundukları binaları terk edebilecek olan insanların koşacağı açık alanlar?
Sağa bak, bina, sola bak bina!
Uzmanlar her fırsatta neye dikkat çekiyor?
Toplanma alanlarının, hayati önem taşıdığına!
Peki, içlerinde tıbbi yardım ve kazı malzemeleri olması gereken konteynerler nerede?
Yerlerini bileniniz, göreniniz var mı?
Bana kalırsa, İstanbul’u yönetenler, bu işi masaya yatırmalı, depreme hazırlık amacıyla yapılanları ciddi şekilde gözden geçirmelidir.
Yarını beklemeksizin!
Yıllardan beri en azından, deprem anında altında kalma riski olan dolap gibi ağır ve büyük eşyalarını duvarlara monte etmeleri uyarısında bulunulan biz vatandaşlar da öyle!