Dünya Çocuk Hakları Günü

23 Kasım 2013, Cumartesi 05:00
AA

20 Kasım Dünya Çocuk Hakları Günü’nde aklıma düşenler;

- Çocuk gelinler: Bence ismi pedofili. Aile Bakanlığı’nın araştımalarına göre, son 3 yılda Türkiye’de 18 yaşını doldurmadan evlenen kız çocuğu sayısı 130 bine ulaştı.

-  Çocuk işçiler: Türkiye genelinde 6-17 yaş grubundaki çocuk sayısı, 2012 yılı Çocuk İşgücü Anketi sonuçlarına göre 15 milyon 247 bin olarak gerçekleşti!

- Kayıp çocuklar: Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) ‘Güvenlik Birimine Gelen veya Getirilen Çocuklar’ raporuna göre; 2008-2011 arasında kaybolan çocuk sayısı 27 bini geçti. Kayıp çocukların 16 bin 289’u kız.

- Trafik ışıklarında kağıt mendil satan /dilendirilen/cam silen çocuklar: Her an kaçırılma, kazaya kurban gitme tehlikesi ile karşı karşıya olan bebeler.

- Tutuksuz yargılanan taciz/tecavüz zanlısının (3 tecavüz, 20 taciz) yargılanma süresi boyunca 7 çocuğu daha(!) taciz ettiğini okuduğum gazete haberi.

- Van konteynırlarında elektriksiz, soğukta yaşayan çocuklar.

- Suriyeli mültecilerin sokaklarda yatan çocukları. 

- 13 yaşında 34 (!) kişinin tecavüzüne uğrayıp “Rızası var” denilen kuzu. 

- Uludere’de bombalar altında ölen çocuklar. 

- 160 gündür yoğun bakımda uyutulan Berkin Elvan. 

- Okul harçlığını çıkarmak için haftalık 100 liraya çalıştığı plastik fabrikasında pres makinesine sıkışarak yaşamını yitiren Ahmet Yıldız (14). Bu liste uzar gider. Dünya Çocuk Hakları Günü kutlu olsun!

*

Konu dersane değil, eğitim

Her hafta eğitim yazsak yetmez. Geçen hafta yurtlar dedik, bu hafta dersaneler geldi gündeme. Hepimiz görüyoruz, biliyoruz, yaşıyoruz... Çocuklarımız, öğrenmeleri gereken bilgileri öğrenmeden, günü/sınavı bazen idare eder, bazen idare edemez bir seviyede mezun oluyorlar!

Dolayısı ile seçme sınavlarında hüsran yaşanıyor. Seçme sınavları ve yapılış şekli, başlı başına bir tartışma konusu olsa da bir öğretmen arkadaşımın “10.sınıf öğrencisi matematik sınavında kalem oynatamıyor, paragraf sorularında ana fikri çıkaramıyor, tümce yapısı-sorusu ile sanki ilk kez karşılaşıyor, kıtaların yerlerini karıştırıyor, İngilizcesini hiç sorma” demesi, beni çok endişelendiriyor! Ne yapıyoruz biz? İlerliyor muyuz eğitimde?

Eğitim sistemlerini oturtmuş ülkelerin çocukları ile karşılaştırıldığında bizimkiler nerede? Sonuncu soruya yanıt vereyim: Türkiye, 41 ülkenin katıldığı Uluslararası Öğrenci Başarısını Belirleme Programı (PISA) kapsamında matematik, fen bilimleri ve okuma alanında en alt sıralarda yer aldı.

Örneğin fen bilimlerinde, öğrencilerin bilgi ve becerilerinin ölçülmesinde Türkiye 41 ülke arasında ancak 35’inci olmuş. UNESCO tarafından hazırlanan ‘2005 Herkes İçin Eğitim Küresel Raporu’na göre Türkiye, evrensel temel eğitim araştırması yönünden, yetişkinlerin okur-yazarlığı, eğitim kalitesi, cinsiyetler arası eşitlik, eğitimde modern teçhizat donanımı, öğrenci başına düşen öğretmen sayısı, sınıfların fiziki ve niteliksel yeterliliği gibi kriterler açısından incelenen 127 ülke içinden, 2015 yılında eğitimin temel kriterlerine ulaşacak 41 ülke arasına girememiş. Çok acı.

Eğitim sistemimiz alarm veriyor. Önce eğitim sistemini tartışalım, çareler arayalım; dersanelere elbette sıra gelir.

*

Miro, İstanbul’da


Sürrealist resim akımının belki de en sürrealist ustası, Katalan sanatçı Joan Miro 60 eseriyle 20 Kasım- 19 Ocak tarihleri arasında İstanbul’daki Tophane-i Amire Kültür ve Sanat Merkezi’nde olacak. Sürrealizm, yani gerçeküstücülük, 1924 yılında Fransa’da ortaya çıkan ve bilinçaltının sanat, edebiyat eserlerine yansıtılması anlayışına dayanan bir akım. Miro’nun eserlerinde, gerçek dünyayı gözle değil, çağrışımla, hayalle izlersiniz. İstanbullular için kaçırılmayacak bir sergi.

(23 KASIM 2013 TARİHLİ POSTA CUMARTESİ EKİNDEN ALINMIŞTIR)