Ahhh ahh o günler!!

26 Nisan 2014, Cumartesi 05:00
AA

Geçen akşam eski dostlarla beraber, sahibi arkadaşımız-dostumuz olan Tarihi Karaköy Balıkçısı'na gittik. Eski günleri konuşup güldük...

Tabii yaşlarımızın 'artık' ileri olduğundan bir süre sonra sohbet "senin siyatik", "benim lumbago", "onun romatizma" gibi konularına gelmekle beraber çok keyifli bir akşamdı.

Eski arkadaşlıklar başka oluyor gerçekten... Şimdi ki gençlere bakıyorum da bir araya gelince konuşmak filan yok, herkes cep telefonuyla bir şeyler yapıyor.
Bir gün merak ettim baktım; masada dört kişiler, ikisi aralarında "WhatsApp" ile konuşup diğer ikisini çekiştiriyor. Çekiştirilen ikili de kendi aralarında diğerleri aynı şeyi yapıyor... Hepsinde bir tebessüm, gözler telefonda ama masada çıt çıkmıyor. Bu ne ya!!!

Eskiden başkaydı, gerçi bizim kuşak için hâlâ bir başka... Uzun süre sonra bir araya gelip kahkalarla gülmek hepimize iyi geldi.

Siz de yapın bunu. Eski dostlarınızı, arkadaşlarınızı arayıp bir araya gelin zaman zaman. Sadece bayramlarda mesaj atıp geçiştirmekle kalmayın.

İyi geliyor insana.

Ahh, ahh, nerde o eski günler!!!

OKUR MEKTUBU

"Merhabalar;

Sizlere İstanbul-Ümraniye'nin Kazım Karabekir Mahallesi'nden yazıyoruz.

Mahallemizde, iki rampa arası kontrolsüz geçiş noktası var. Rampadan aşağıya doğru kaptıran İETT otobüsleri, minibüsler ve diğer araçlar bu noktadan hızla geçiyor. Nadir de olsa kedi ve köpeklere araba çarpardı burada. Sorumsuz belediye, zaten tehlikeli olan rampanın bittiği yere bir de çöp konteyneri koydu. Civardaki sokak hayvanları buraya sıklıkla uğrayınca da haftada 2-3 hayvan telef olmaya başladı.

Rampa arasına hız kesecek bir set koyulsun ve konteyner buradan kaldırılsın diye iki yıldır belediyeye talepte bulunuyoruz. Sahtekarca ve alay edercesine bizlere verdikleri cevap şu: 'Acil geçiş araçlarının hızı kesildiği ve diğer araçların kaza yapmasına sebep olduğu için set yapamıyor, çöpü kaldıramıyoruz.'

Halbuki devlet hastanesine giden yol boyunca, her 200 metrede bir set var. Üstelik aynı belediye, bahsi geçen güzergahın iki sokak arkadasındaki koca caddeyi set ile donatmış. Böyle yalancılık, sahtekarlık olmaz!

Her hafta, ama her hafta bu noktada hayvanlar can veriyor, yaralanıyor.

Mesela, burada fotoğrafını gördüğünüz 6 aylık bu yavru kedi! Neydi bu küçücük canlının günahı! Arka iki ayağı kırılmış.



"Siz verin, biz öldürelim"

Tabii bu da başka bir konu. Ümraniye Belediyesi'ne ait veterinerlik müdürlüğüne durumu bildirdik. "Sokak hayvanı ise alırız, hayvan bizde kalır, tedavisi mümkünse yaparız, size asla tedavi ve sonrasına ait bilgi veremeyiz" dediler.

Tercümesi resmen şu: "Hayvanı bırakın, biz uyutup çöpe atalım."

Madem tedavi edecekler, neden takibini yapmamıza izin vermiyor ve hayvanın son durumunu bize söylemiyorlar?!!

Artık hayvanlar ölmesin, belediyeler sorumluluk alsın.

Biz bir grup hayvansever, Ümraniye Belediyesi'ne karşı bir protesto yürüyüşü organize etmek istiyoruz. Belediye oy toplarken pankart asıyordu "Biz sokak hayvanlarının da belediyesiyiz" diye...

Yerlerini garanti altına alana kadar mıydı?"