Bir gün Apo da serbest kalacaktır...

23 Kasım 2012, Cuma 05:00
AA

Bana kızacaksınız. Hatta fena halde kızacaksınız. Demediğinizi bırakmayacaksınız. Ancak yine de sizlere bazı acı gerçekleri şimdiden anlatmak istiyorum. Beğenirsiniz veya beğenmezsiniz fakat kendimizi hazırlamamızda çok yarar var. Bu ülkenin önünü tıkayan tek konu PKK terörü-Kürt sorunu ikilisidir. Ne yazık ki, bölge büyük bir karmaşa içinde.

Çözüm bulabilmek giderek zorlaşıyor. Buna rağmen çok kaba çizgilerine bakacak olursak, nereye doğru gittiğimizi görebiliriz. Aşağıda bulacağınız tahminlerin ne zaman gerçekleşeceğini bilemeyiz ancak görünen köy kılavuz istemez. Çarşamba akşamı CNNTÜRK’te Enver Aysever’in o çok başarılı “Aykırı Sorular” programında ilk defa söylediklerimi burada daha netleştirmek istiyorum. Yanlış anlamalara yol açılmasın... Bu sorunun üstesinden gelmek ve kanayan yaradan kurtulmak, ülkenin bölünmesini engellemek istiyorsak şunlara kendimizi hazırlayalım:

[[HAFTAYA]]

- Koşulları ileride saptanacak bir genel af kaçınılmazdır.

- Abdullah Öcalan’ın -uzun yıllar sonra dahi olsaserbest kalmasına hatta siyaset yapmasına izin verilebilecektir.

- PKK başka bir isimle partileşecek ve TBMM’ye girecektir.

- Kürtçe ana dil eğitimi tanınacak ve resmi alanlarda da kullanılacaktır.

Ancak bu noktalara gelinebilmesi İmralı-Kandil ikilisinin kendi aralarında bir anlaşmaya varmalarına, örgütün silah bırakmasına bağlıdır. Bir senaryonun adımlarıdır. Türkiye’yi bu noktaya da ancak Başbakan Erdoğan’ın getirebileceğine inanıyorum. Bu nedenle de, 2015 seçimlerinden sonrasına kadar pek büyük bir gelişme beklemiyorum. Tekrar ediyorum; Kızmayın ancak bunları yaşamaya da hazırlıklı olun. Bir gün gelecek ve emin olun “Mehmet Ali yazmıştı ve onu yerden yere vurmuştuk. Oysa bak dedikleri gerçekleşti...” diyeceksiniz.

Tarihin sayfalarını karıştırın, yukarıda saydıklarımın sayısız örnekleriyle karşılaşırsınız. O gün Kürt sorununun tümüyle bitmese dahi artık gündemden düştüğüne, PKK’nın da marjinalleşip arada sırada canımızı sıkan küçük bir gruba dönüştüğüne tanık olabilirsiniz. Bu durumda da hepimiz kazanacağız. Türkiye bölünmekten kurtulacak. Tam aksine, bölgedeki tüm Kürtlerin hamisi olacak ve siyasi gücünü arttıracak. Kürtler de uzun yıllar sonra kendi kimliklerine kavuşabilecekler. Bakalım haklı mı çıkacağım...

Sona Doğru “Kürt Açılımı”

İkbal Vurucu’nun, “Sona Doğru “Kürt Açılımı”- Demokratikleşme mi? Yıkım Projesi mi?” adlı kitabı Sarkaç Yayınları’ndan çıktı. Kitap, “Kürt Açılımı” diye bilinen sürecin şifrelerini anlatıyor. Ontolojik ırkçılık üzerinde duran kitap, Kürt Açılımı’na çok farklı bir pencereden bakıyor. Kürt gazeteci, Kürt siyasetçi, Kürt çocuk gibi kavramların artık yerleştiğini ve yurttaşlık bilincinin zayıfladığını söyleyen Vurucu, Kürt sorunu çözümü adına ortaya atılan önerilerin Türkiye’ye kaybettireceğine vurgu yapıyor. (sarkacyayinlari.com)

MOSSAD’ın perde arkası

Gizli servisler arasında en güçlü olanın MOSSAD ve CIA olduğu söylenir. Hatta MOSSAD’ın CIA’den daha güçlü, etkin ve aktif olduğundan çokça bahsedilir. Tam da bu konuda elime müthiş bir kitap geçti. Türkçe’ye daha yeni çevrilen “MOSSAD”. MOSSAD’ın kuruluşundan bugünlere en büyük operasyonlarını anlatan roman tadında yazılmış bir kitap. Yazarları Michael Bar-Zohar ve Nissim Mishal. Bar-Zahor eski bir knesset yani meclis üyesi. Mishal ise İsrail’in en önemli televizyon isimlerinden biri. “MOSSAD” kitabı bize yıllardan beri gizli kalan gizli servisin dünyanın dört bir tarafındaki en önemli operasyonlarını anlatıyor. Bizi İsrail’in kahramanları ile tanıştırıyor. (kotonkitap.com)

Babasının kızı

Babalarla kızların muhteşem ilişkisini hepimiz biliriz. Ben tadamadım. Baba oğul olduk. Ama kızlarla babalarının o çok özel ilişkileri farklıdır. 114 kadın bir kitapta buluştu: “İmza: Kızın”. Yitik Ülke Yayınları’ndan çıkan kitabı Banu Özkan Tozluyurt, Selgin GB ve Esra Aylin Akalın hazırlamışlar. 114 kadının babalarına yazdığı mektuplar bazen hayata veda eden babalara, bazen “sevgili babama”, bazense hiç hatırlamak bile istemeyen babalara... Çok farklı baba kız ilişkileri kitapta toplanmış. Kitabın geliri ise 21. Yüzyıl Eğitim ve Kültür Vakfı’na bağışlanıyor. (yitikulkeyayinlari.com)