Çok riskli bir adım olmayacak mı?

29 Kasım 2012, Perşembe 05:00
AA

Başbakan, BDP’lilerin dokunulmazlıklarının kaldırılma olasılığını ilk defa ortaya attığında en yakınındakiler dahi biz gazetecilere, “Başbakan kamuoyundaki duyarlılığı hafifletmek için bunu söyledi. Göreceksiniz sağduyu galip gelecektir” demişlerdi. Anlaşılan Başbakan bu konuyu aklına koymuş. PKK’lılarla kucaklaşan BDP’li 9 milletvekilinin dokunulmazlığının kaldırılması artık gündemde. İstese üstünde fazla durmaz ve dosyalar Anayasa Komisyonu raflarında kalabilirdi. Hayır, ısrarla gündemde tuttu.

Beni korkutan BDP’lilerin yargılanıp hapse girmelerinden sonraki gelişmeler. PKK’nın terörü arttırması, sokakların ateş topuna dönmesi, büyük kentlerin sürekli gösterilerle sarsılması ve Güneydoğu’da büyük gösterilerin başlatılması... Kürt siyasetçilerin Meclis’ten çıkarılıp hapse atılması, dışarıda da çok aleyhte yankı yapacak.

İstediğimiz kadar yaptıklarının yasalara aykırı olduğunu söyleyelim, böyle bir gelişmeyi anlatmak imkansızdır. Özetle, PKK’nın eline hem içeride hem de dışarıda iyi bir propaganda imkanı geçecektir. Bunu da sonuna kadar kullanacaklardır. Ayrıca bu adım önümüzdeki yerel seçimlerde AK Parti oylarına da ters etki yapmayacak mı?

[[HAFTAYA]]

PKK dışında kalan Kürt oyları kaçmayacak mı? Mutlaka Başbakan da bütün bu sakıncaların farkındadır. Peki o zaman neden bu adımı atıyor? Kafasının ardında mutlaka bir hesap vardır. Attığı her adımı nabız yoklamalarıyla izleyen Erdoğan, 2014 cumhurbaşkanlığı seçimi öncesinde Kürt sorununda da acaba bir sürpriz mi hazırlıyor? Yakın çevresi ilginç sinyaller vermeye başladı. Yarın Başbakan’ın bu yaklaşımını sizlerle paylaşacağım. Bir şeyler oluyor...

Asıl Başbakan bizi meraklandırdı...

Uzun zamandır şu ünlü Dolmabahçe görüşmesini tartışır dururuz. Aman Allahım, öyle komplo teorileri üretildi ki işin ucu kaçtı. Hatırlayın, o dönemde Genelkurmay Başkanı olan Yaşar Büyükanıt AK Parti iktidarını sert şekilde eleştiriyor, ardı ardına konuşmalar yapıyordu. Gergin bir hava vardı. Dolmabahçe’deki görüşmeden sonra ise, Büyükanıt birden bire eleştirilerini kesmişti. O zaman da kamuoyunda “Ne oldu da Genelkurmay Başkanı tutum değiştirdi?” tartışması başladı.

Hele bu görüşme sonrasında Başbakan, “Orada konuşulanlar ölene kadar bende kalacak” deyince, bu defa meraklar daha da arttı. Gerçekten de hiçbir şeyin pek gizli kalmadığı bu ülkede Erdoğan- Büyükanıt görüşmesi hiç sızmadı. Sızmadıkça, meraklar daha da arttı. Durum böyle olunca da herkes roman yazar oldu. Örneğin, Başbakan elinde dosyalarla gitmiş ve “Eğer demeçlerinizi kesmezseniz, sizin yolsuzluk dosyalarınızı yargıya veririm” demiş. Genelkurmay Başkanı da korkmuş! Ya da Başbakan emekliye ayırmakla tehdit etmiş!!!

Anlayacağınız, birbirinden fantastik hikayeler dinledik. Bütün bu süreçte de, ne Erdoğan ne de Büyükanıt düzeltme yaptı. Sessizliklerini korudular. “Normal devlet işlerini konuştuk” demekle yetindiler. Ancak inandırıcı olamadılar. İşte bu günlere böyle geldik. Bir ara Başbakan’ın TBMM Darbeleri Araştırma Komisyonu’na yolladığı yanıtlarla, Dolmabahçe görüşmesi hakkındaki spekülasyonu bitirip farklı bir açıklama yapacağını sandık. O da olmadı. Aksine Başbakan bu görüşmeyle ilgili tartışmaları çok abartılı bulduğunu söyledi ve medyayı suçladı. Bence, eğer gerçekten bir spekülasyon varsa, bunun gizli sorumlusu Başbakan’dır. Görüşme sonrasında konuştuklarının “mezara kadar gideceğini” söylemese, bizler de bu kadar merak etmezdik. Öyle değil mi?

KİTAP KÖŞESİ

Tilda’nın ’Oyunname’si


Tilda Tezman, “Nişantaşı’nda telaşlı bir heyecan içinde” diye sosyete dergilerinde sık sık gördüğümüz bir isimdir. Ama Tilda’nın çok az kişinin bildiği bir dünyası vardır: Fransa’da Grenoble Üniversitesi mezunu bir kimya mühendisidir. New York’ta filmcilik okumuştur ve müthiş bir tiyatro izleyicisidir. Her yıl yurt dışında tiyatro turu yapar; matine, suare tiyatro gezer. Onları yazar, bizlere heyecanla anlatır. İşte bu gezilerin ürünü olan bir kitap yazdı Tilda. Adı “Oyunname”. Gördüğü eserlerden 189 adet seçmiş ve onları bizlerle paylaşmış. Çok şık “masa üstü” bir kitap yaratmış. Yurt dışında tiyatroya gidemeyen veya gitme alışkanlığı olmayan insanlar için müthiş bir kaynak oluşturmuş. Teşekkürler Tilda!